İsrâ ve Mirâç: Göğe Yükselişten Yeryüzüne Nizam
İsrâ ve Mirâç: Göğe Yükselişten Yeryüzüne Nizam
İsrâ ve Mirâç, sadece bir mucize anlatısı değildir. Bu büyük hadise, insanın göğe yükseltilirken yeryüzündeki sorumluluklarının da kendisine hatırlatıldığı ilahi bir bildiridir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bir gecede semaya yükseltilmiş, fakat ümmetine indirilen mesajlar yeryüzünde yaşanmak üzere verilmiştir.
Bu yüzden Kur’an, bu mucizeyi anlatırken hemen ardından sosyal hayatı düzenleyen hükümlerle konuşur. İsrâ Suresi, tam da bu nedenle yalnızca bir “mucize suresi” değil, bir hayat nizamnamesidir.
Mirâç: Göğe Çıkış, Hayata Dönüş
Mirâç, insanın Rabbine yakınlaşmasının mümkün olduğunu gösterir. Ancak bu yakınlık, dünyadan kaçmakla değil; dünyayı adaletle, merhametle ve hikmetle imar etmekle sağlanır.
Bugün Mirâç denildiğinde çoğu kişi yalnızca göğe yükselişi konuşur. Oysa Kur’an, bize asıl dönüşü öğretir: Yeryüzüne dönüşü.
Ve bu dönüşte İsrâ Suresi bize şu mesajı verir:
“Allah’a yükselmek isteyen, önce insanlığa adil davranmayı öğrenmelidir.”
İsrâ Suresi: Bir Medeniyet Manifestosu
“Allah’a yükselmek isteyen, önce insanlığa adil davranmayı öğrenmelidir.”
İsrâ Suresi’nin 23. ayetinden itibaren peş peşe gelen emirler, bir toplumun nasıl ayakta........
