menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

UZAK GEÇMİŞ

7 0
16.06.2026

İnsan uygarlığı, geçirdiği bilim ve teknoloji aşamaları, Batı sömürü çağında yüceltildi. Önceki dönemlerdeyse, örneğin İslam uygarlığının hızlı gelişiminde, Sümer ve Mısır’ın gelişiminde, Ahameni Pers İmparatorluğu’nun dünya nüfusunun yarısı üzerindeki kontrolünde, ilerlemeler kâinatın, ilahiyatın üzerinde tutulmadı. Kısaca bu çağdaki gibi büyük bir kibir bildiğimiz önceki dönemlerde olmadı. 

Batının tekeline giren bilim, teknoloji, ilerleme, insanlık üzerindeki tahakkümünün meşruiyeti olarak vurgulandı. Oysa teknoloji ve sanat Allah’ın yarattığı doğayı taklit etmeye dayanır. Yenilikteki bu tabiat kopyalamaya ‘biyomimetik’, yani hayatı taklit deniyor. Jet motorunda, cırt cırtlı giyside, uçakta, gözlük camında, hayat kurtaran ilaçta, yapı malzemesinde Allah’ın yaratması esas alınıyor. 

Bilişimde de son dönemdeki Yapay Zeka sıçraması, beyni, sinir hücrelerini, bunların bağlantılarını ve çalışma şeklini esas almasından kaynaklanıyor. Geleneksel Yapay Zeka döneminde, 1990’larda, yüz tane yapay nörondan oluşan sinir ağı yapıyorlar, bu da iş büyünce tıkanıyordu. Vazgeçelim bu işten diyorlardı. Milyar kat daha fazla nöron koyup bunları paralel çalıştırmazsak olmaz derdik, anlatamazdık. Aradan uzun süre sonra apayrı nedenlerden dolayı kurulan yeraltındaki ‘sunucu çiftlikleri’ bu işe adandıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi. Şimdiyse bizim oluşturduğumuz, nasıl çalıştığını anlamadığımız bu Dabbe’nin yeryüzü hakimiyeti için geri sayıma başladık. 

Bana kalsa, mimaride, kentleşmede de dağlar, ovalar, kanyonlar, mağaralar, falezler yaparım tabiata aykırı çirkin binaların yerine. Bugünkü teknolojiyle içinde binlerce insanın yaşadığı dağ kurmak bu geometrik Bauhaus ve Brütalizm tarzı hilkat garibelerinden daha ucuza gelir, insanlar da daha mutlu olur. Savaşta, depremde daha sağlam kalır, terkedildiklerinde de dünya üzerinde bir siğil olarak durmazlar. Doğru olan o en büyük mimarı, o en büyük tasarımcıyı, El Musavvir’i takip etmek. 

Uzak geçmişte acaba aklı başında insanlar yaşam alanı olarak sunî dağlar, tepeler, mağaralar oluşturdular mı? Uygarlık deyince köşeli çirkin binalar........

© Mir'at Haber