CÂRİYELER ve SÖMÜRÜLEN CİNSELLİKLERİ
CÂRİYELER ve SÖMÜRÜLEN CİNSELLİKLERİ
Giriş
İslâm Dîni’ni insanlık için hayat düzeni kılan Allah’tır.Bütün Peygamberlerin ortak tebliği olan İslâm Dîni’nin son ve evrensel Peygamberi Hz. Muhammed ve son Kutsal Kitab’ı da Kur’ân’dır.
Yarattığı insanlara pek merhametli olan Yüce Allah Kur’ân‐ı Kerîm’de bütün insanlara iyilik edilmesini ve adaletli olunmasını emretmiştir. Müminleri barışçı olmaya çağırmıştır. Barış sözleşmelerinin gereğinin yerine getirilmesini istemiştir. (Mümtahine 8, Bakara 208, Tevbe 4) İnsanların birbirleri üzerinde zalimce otorite kurmalarını engellemek için de savaş açanlarla savaşılmasını emir buyurmuştur:
“Sizinle savaşanlarla Allah’ın koyduğu ölçüler içinde siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin. (Savaşmayanları öldürme ve esîrleri öldürüp köleleştirme gibi) aşırılıkları Allah sevmez.” (Bakara 190)
Yüce Rabbimiz, meşrû savaş sonrasında ‐geçici süreli‐ esîr alınmasını onaylamıştır. Karşılıksız veya fidye/bedel karşılığı bırakılmasını emrettiği esîrlerin öldürülmeleri ve köleleştirilmelerini yasaklamıştır. (Muhammed 4) Câriye olarak isimlendirilen savaş esîri kadınlarla cinsel ilişkiye girilmesini de rızaya dayalı nikâh şartına bağlamıştır.Üstelik ana babaya ve akrabaya iyilik yapılır gibi savaş esîrlerine de iyilik yapılmasını emretmiştir:
“…Esîrlerinize Allah görüyor bilinci içinde iyilik yapın; güzelce ve ikramkâr davranın…” (Nisa 36)
İşaret edildiği gibi kendileriyle nikâh sözleşmesi yapılarak ilişkiye girilebilecek kadınların bir kısmını da savaş esîrleri olan câriyeler oluşturmaktadır.
İslam Dîni’nin temel kaynakları olan Kur’ân ve Sünnet’te, câriyeler konusuna genişce yer verilmektedir. Biz de vereceğiz. Çünkü vermemizi gerektiren özel sebepler de vadır. Bunlara üç madde halinde değineceğiz:
A-Câriyeler ve Sömürülen Cinsellikleri konusu Kurân ve Sünnet’e uygun........
