Hakkı yenilen bir lider
Bismillâhirrahmanirrahîm!
28 Şubat postmodern darbesi büyük bir tarihî arızadır. Milletin oylarıyla seçilmiş, Türkiye’yi hızla ayağa kaldırmaya başlamış başarılı bir hükûmetin başbakanına ve millî iradeye karşı girişilmiş büyük bir hukuk faciasıdır. Bu olay, Türkiye’nin bağımsızlığının yeterli düzeyde olmadığının göstergesidir. Çünkü 28 Şubat darbe girişiminin Amerika’nın etkisi ile gerçekleştiği kesinleşmiştir.
Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Warren Christopher, Ekim 1996’da, dönemin Ankara Büyükelçisi Marc Grossman’a gizli, şifreli, kriptolu bir mektup yazdı. Mektubunda, Amerika’nın Refah-Yol Hükûmeti’nin icraatlarından memnun olmadığını anlatıyor; bu yüzden uzaklaştırılmasını emrediyordu. Erbakan Hoca tuzağı gördü. Darbe emrinin ABD’den geldiğini ispatladı. Amerika’nın emirlerine boyun eğmedi.
Süreci, TSK içinde yuvalanmış bir avuç cunta yürütüyordu. Çevik Bir öncülüğündeki cunta meşru bir hükûmeti devirmeyi amaçlayan yasa dışı kurulmuş Batı Çalışma Grubu’nu oluşturdu. Önce, Türkiye’nin refah durumunu yükseltmeye başlamış bir hükûmete karşı psikolojik bir savaş başlattılar. Yasalar ve kurallar işlemez hale geldi. Halk ne olup bittiğini anlamıyordu.
Erbakan Hoca, millî iradeye sahip çıkmak için elinden geleni yaptı. Siyasi liderlerle görüştü. O günün psikolojik baskısı altında liderler konuya sahip çıkmadı. Yalnız BBP Genel Başkanı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, “Tüfeğinin namlusunu milletine doğrultmuş askere selâm durmam” diyerek hükümete desteğini açıkladı. Süreç siyasileri de, hukukçuları da, halkı da baskı........
