menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bağnazlık ve Diktatörlük

16 0
21.01.2026

Bağnazlık kötüdür. Güçlendirilmiş bağnazlık daha da kötü. Çünkü bağnaz bağlamı kopmuş bir zihin yapısına sahiptir. Geçmişi bilmez, şimdiyi anlamaz, geleceği tahayyül edemez. Sadece içinde bulunduğu duruma adapte olmaya, oradan kendine bir menfaat elde etmeye çalışır. Dışarıdan sert kabuklarla çevrili bir böceğin duyargalarıyla hareket etmesinde olduğu gibi bağnaz da zihin ve gönül gözü körlüğüne bağlı olarak menfaat duyargalarını çalıştırır ve oradan kendine korunaklı bir iç evren yaratır. Bencildir, çıkarcıdır, pragmatisttir. Her hangi bir değer yargısı yoktur. Rüzgara göre yön değiştirir. Sadece körü körüne bağlı olduğu ve yalnızca kendini koruyacak olan menfaat sinirleriyle hareket eder. Tek boyutlu bir organizmadır bu. Dışarıyı göz kapaklarının hacmi boyutlarında görür, buna görmek denebilirse elbette… Bağnaz katıdır, serttir, kendi dışındaki insanlara da düşüncelere de tahammül edemez. “Öteki” onun için yok hükmündedir. Öteki insanlar, öteki düşünceler, öteki duygular, öteki çağlar, öteki coğrafyalar, öteki yaşam tarzları, öteki inançlar.. bunların hepsi ancak ondan menfaat elde edilebilecekse yüzeye çıkarılır, görüş hizasına getirilir, işleri bittikten sonra da çöpe atılır.

Bütün bu yönleriyle bağnaz tek kişilik hapishanesinde, ihtiyaçları karşılandığı sürece sesini çıkarmadan son nefesine kadar sözüm ona huzurla yaşayabilir. Canı acımadığı sürece dünyayı da öyle sanır. Köreltilmiş bakış, geçmişten kopmuş irade uzağı görmesini engellediğinden kendisine dokunmayan yılanların ne yaptığıyla ilgilenmez. Felaketin hep uzakta, kendisine asla dokunmayacağı mesafede olduğu zehabına kapılır. Kendisi güvendeyse bütün dünya güvendedir........

© Milat