Bahar diriliştir
Doğaya varmayan, insanı anlar mı? Kışla karışık olsa da bazı günleri baharın, çiçek kokularının insana verdiği lezzet bambaşkadır. Bahar diriliştir. Hay olanın eşiğinde dirilmek, diri kalmaktır. Tefekkürün zirvesidir adeta.
Sanki yeryüzünün kalbine dokunan ince bir rahmet eli gibi gelir. Sessizce, gösterişsizce… Geldiği anda da her şeyi değiştirir. Kışın, içine kapanmış, susmuş, beklemeye çekilmiş ne varsa bir bir uyanır. Toprak derin bir uykudan kalkar gibi silkelenir, ağaçlar içlerinde sakladıkları sırları dallarına taşır, gökyüzü daha mavi bir nefes alır.
İnsan da bundan nasibini alır. Çünkü insan, sandığından daha fazla toprağa benzer. İçinde mevsimler taşır. Donduğu, kuruduğu, sustuğu, hatta umudunu yitirdiğini sandığı zamanlar olur…
Baharın gelişi insana bambaşka bir huzur verir. Her mevsim ayrı bir ruh hâlidir. Rabbimiz fıtratımıza uygun döngülerle hayatı renklendirir. Karın yağışı, yazın meyveyle dolan dallar bize sunulan nimetlerdir. Kıştan bahara geçişte açan çiçekler, bambaşka bir diriliş hissi taşır.
Bahar; hayattır, canlılıktır, yenilenmedir. Yeni başlangıçların, toprağa atılan tohumların ve umutla bekleyişin adıdır.
İnsan kendi ruhunu da bahara çevirdiğinde, açan çiçeklerle birlikte umudunu tazeler. Çünkü insanın kendisi küçük bir dünyadır. Baharı tefekkür etmek, onu hissetmek… İşte o zaman renkler, kokular ve uyanış başka bir anlam kazanır.
Baharın gelişi sadece doğanın değişimi değil, bir hatırlatmadır aynı zamanda “Senin de yeniden başlama hakkın var.”
Nasıl ki ağaç kışın çıplaklığından utanmaz, çünkü vakti gelince........
