menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vudu bebeğinin yeni yüzü

22 0
yesterday

1 Ağustos’ta bir sınır çizildi. Peki bu sınır nereye kadar?

Ticaret Bakanlığı’nın yeni düzenlemesiyle, reklamlarda insandan ayırt edilemeyen dijital karakterlerin kullanılması halinde bunun açıkça belirtilmesi zorunlu hale geldi. Gerçek bir kişinin dijital kopyasının bir ürünü deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlar da yasak kapsamına alındı. Aynı düzenleme, tüketicilerin çevrimiçi davranışları ve kişisel verileri analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklam sunulmasına ilişkin kurallar da getiriyor. Düzenleme 1 Temmuz’da yayımlandı, 1 Ağustos’ta yürürlüğe girdi.

Türkiye böylece basit görünen ama geleceğin önemli sorularından birine hukuki bir sınır çekiyor:

Karşımızdaki gerçekten insan mı?

Dünyanın başka bir yerinde ise soru bir adım daha ileri taşınıyor:

Karşımızda gerçek bir insan olmadan, onun nasıl davranacağını sınayabilir miyiz?

4 Ağustos’ta yayımlanan MatrAIx araştırması tam da bu sorunun kapısını aralıyor. Araştırmacılar, 1.290 farklı kategorik boyut üzerinden 8,3 milyar persona kaydı oluşturduklarını açıklıyor. Yaş, eğitim, kişilik, değerler, yetenekler, alışkanlıklar ve davranış eğilimleri gibi özellikler farklı kombinasyonlarda bir araya getiriliyor. Bu personalar; anketlerde, sohbetlerde, internet sitelerinde ve uygulamalarda ürünleri ve hizmetleri değerlendiren sanal kullanıcılar olarak kullanılabiliyor. Araştırmada 18.189 değerlendirme denemesi gerçekleştirildi.

Burada önemli bir ayrıntı var:

8,3 milyar gerçek insanın dijital kopyası söz konusu değil.

Araştırmacıların oluşturduğu şey, farklı insan özelliklerinin bir araya getirildiği 8,3 milyarlık bir persona alanı. Rakam insan sayısını değil, insan profillerinin modellenebileceği çeşitliliği gösteriyor.

Bu ayrım küçük görünmesin.

Bütün meselenin düğümlendiği yer tam olarak burası.

Çünkü artık bir ürünün, bir internet sitesinin, bir müşteri hizmetinin ya da bir uygulamanın farklı kullanıcılar karşısında nasıl davranacağını anlamak için her zaman önce gerçek insanları bir araya getirmek gerekmeyebilir.

Bir fiyat artırılıyor. Sanal kullanıcıların tepkisi ölçülüyor. Bir internet sitesinin tasarımı değiştiriliyor. Farklı kullanıcı profilleri siteyi kullanıyor. Bir müşteri hizmeti senaryosu deneniyor. Bir grup devam ediyor, bir grup vazgeçiyor.

İnsan davranışı, gerçek hayata çıkmadan önce bir prova alanına taşınıyor.

MatrAIx araştırmasında fiyat artışından sonra tereddüt, bir yardımcı sistem hata verdiğinde kullanmaya devam etme isteği ve gecikmeye gösterilen tolerans gibi davranışların farklı persona geçmişlerine göre değişebildiği gösteriliyor.

400 denemelik kontrollü bir çalışmada, belirlenen davranışın........

© Milat