menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendine varış

34 0
20.09.2026

Devletlerin de insanlar gibi bir hafızası, sorumluluğu ve geleceğe uzanan bir iradesi vardır. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklama da bu çerçevede dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin bir devlet projesi olarak yürütüldüğünü, geride kalan iki yılda önemli mesafe alındığını ve artık son düzlüğe girildiğini ifade etti.

Bir ülkenin kendi geleceğine ilişkin kararlarını kendi iradesiyle verebilmesi, devlet olmanın temel meselelerinden biridir. Güvenlikten huzura, bugünden yarına uzanan bütün büyük meselelerde asıl sorumluluk da burada başlar.

Bu düşünce, insan hayatında başka bir karşılık buluyor.

İnsanın da kendi hayatında kendisine ait bir yeri vardır. O yerin sahibi yalnızca kendisidir. Fakat insan, kendi yerini başkalarının beklentilerine bıraktığında, dışarıdan bakıldığında düzenli görünen bir hayatın içinde kendi sesini kaybedebilir.

Geçtiğimiz günlerde Trabzon'dan yansıyan kısa bir görüntü, zihnimdeki bu düşünceyi devletin ağır gündeminden hayatın daha sıcak tarafına taşıdı. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile eşi, NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak'ın çocuklarıyla birlikte Trabzon'da bulunduğu görüntülerde, Dr. Esra Albayrak'ın bir eliyle çocuğunun elini tutarken diğer eşyaları da taşıdığı görülüyordu.

Kadraja bakınca, o akşam Trabzon'un bütün yükü biraz Esra Hanım'ın omuzlarına kalmış gibiydi.

Hayatın içinden birkaç saniyelik bir görüntüydü. Fakat insan kimi görüntülerde kendisine ait bir ayrıntı bulabiliyor. Gecenin sonunda Trabzonspor'un Galatasaray karşısında aldığı 4-0'lık galibiyet de eklenince, Berat Albayrak'ın Trabzon'a gelişini "uğurlu geldi" diye yorumlayanların çıkması da mümkündü.

Ben o görüntünün başka tarafına baktım.

Hepimizin ellerinde taşıdığı bir şeyler var.

Kimi zaman........

© Milat