Türkiye’de Din Öğrenmek ve Öğretmek
Bu memleketin insanları yüzyıllardır dini bilgilerini çocukluklarından itibaren cami imamı ile başlayan ve yerine göre ilkokulda gördüğü din dersleri ile devam eden sonrasında İmam Hatip Okulları ve İlahiyat fakülteleri ile devam eden örgün adı verilen veya Medrese eğitimi adı verilen din dersi yanında Arapça ağırlıklı eğitimlerle almışlardı.
Kimilerine göre dini eğitim veren İmam hatip ve ilahiyatlara rakip olarak gösterilse ve biraz da yok sayma veya kıskançlıkla merdiven altı eğitim olarak adlandırılsalar da Medreselerin devlete ait örgün eğitim kurumlarından daha yetkin dini eğitim verdikleri bir gerçektir.
Artık biraz daha yumuşak bir üslupla günümüzde dini bilgi üretimi anlamında birbirleriyle rakip değil de etkileşim içerisinde oldukları kabul edilen bu iki temel eğitim kurumunun farklılaşması yanında etkisizleşmeye başladıklarını da görmekteyiz.
Ülke ölçeğinde akademik anlamda İlahiyat Fakülteleri ile Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Merkezlerinde üretilen dini bilgiler cami ve kuran kursları aracılığıyla geniş halk kitlelerine hitap etme ve ulaşma imkânına sahipken tarikatlar ve cemaatlerin oluşturduğu medreselerde verilen dini bilgiler ise popüler hocalar, yazarlar ve yayıncı kuruluşlarca toplumda popülerlik elde edebilmektedirler.
Diyanetten ziyade dini bilgi İlahiyatlarda oluşturulduğu için dinin farklılaşan tonlarını ifade ederek kendi telaffuz biçimlerini de oluşturan medreseler hitap ettiği toplumsal gerçeklikle kendine alan açabilmekte veya yeni tabirle toplumsallaşabilmektedir.
Diyanetin ve İlahiyatların dinin sahibi gibi davranarak dini bilginini sadece kendilerinde üretilebileceği ve dini........
