Ruşen Çakır yorumladı: “Palyaço Ruşen”
Ruşen Çakır, Silivri Cezaevi çıkışında yaşanan bir anahtar karışıklığının sosyal medyada kısa sürede linç kampanyasına dönüştüğünü belirterek, özürlere rağmen sürdürülen ithamların linç kültürünün geldiği noktayı gösterdiğini söyledi.
Gazeteci Ruşen Çakır, “Palyaço Ruşen” başlıklı yorumunda Silivri Cezaevi çıkışında yaşanan anahtar karışıklığı üzerine sosyal medyada başlayan tartışmayı ve ardından gelişen linç kampanyasını değerlendirdi.
Çakır, yaşanan talihsiz olayın geçen hafta başında meydana geldiğini hatırlatarak, o sırada Silivri çıkışında birlikte olduğu gazeteci İsmail Saymaz’ın eşyası sanarak yanlışlıkla bir avukatın araba anahtarını aldığını söyledi. Anahtarın yaklaşık 3–4 saat içinde sahibine teslim edildiğini ve yanlış anlaşılmanın giderildiğini söyleyen Ruşen Çakır, avukatın yaşanan durumu sosyal medyada paylaşmasının ardından olayın büyüdüğünü hatırlattı.
“Yeni Şafak’tan Oda TV’ye, Medyaradar’dan farklı çevrelere kadar pek çok hesap hata üzerinden linç kampanyası yürüttü” diyen Çakır, yaptığı hatayı açıkça kabul ettiğini, avukatın mağduriyetinin anlaşılır olduğunu belirtti.
Çakır, başlangıçta sosyal medyada cevap vermemeyi düşündüğünü, ancak eşi Müge İplikçi’nin ve bir arkadaşının ısrarıyla Medyascope’ta olayı ve özrünü kaleme aldığını söyledi. Ardından İsmail Saymaz’ın da sosyal medya üzerinden bir özür mesajı yayınladığını aktaran Çakır, buna rağmen eleştirilerin ve haksız ithamların sürdüğünü dile getirdi.
“Hırsızlıkla suçlanmak, araba çalmakla itham edilmek… Bu küçük hata üzerinden yaratılan karalama kampanyası hem komik hem de üzücü” ifadelerini kullandı.
Sosyal medyada özrün hemen ardından yapılan yorumlara da değinen Çakır, “Gazeteci Cengiz Erdinç’in özür yazısını yayımlamadan önce beni ‘ölü balık taklidi’ yapmakla suçlaması, bu linç kültürünün ne kadar sağlıksız olduğunu gösteriyor” dedi. Öte yandan siyasi görüşleri kendisiyle zıt olan Sinan Burhan’ın, “Mücadelenin de bir haysiyeti olmalı” sözleriyle hırsızlık iddialarına inanmayacağını söylemesini takdirle karşıladığını ekledi.
Çakır, konuşmasını “Yaşananlar benim hatamı ve bir avukatın mağduriyetini ortadan kaldırmıyor. Ancak küçük bir hatanın sosyal medyada ne kadar büyük bir linç kampanyasına dönüşebildiğini tekrar görüyoruz. Türkiye zaten zor bir ülke; sosyal medya ise ‘Allah kimseyi düşürmesin’ denilecek kadar acımasız bir yer” sözleriyle noktaladı.
Not: Kapak görseli yapay zeka ile oluşturuldu.
Deşifre: Gülden Özdemir
Merhaba, iyi günler, iyi sabahlar. Evet, Palyaço Ruşen. Nereden çıktı bu başlık? Bilenler bilir. Sevim Burak’ın ben 20 yaşındayken 1982’de yazdığı öykünün başlığı. Daha........
