Çerçeve yasa Meclis’te 468 oyla kabul edildi
Son güncelleme: 10 Ağustos 2026 -
Çerçeve yasa Meclis’te 468 oyla kabul edildi
10 Ağustos 2026 Pazartesi
Tercih edilen kaynak olarak ekle
ANKARA (Medyascope) – TBMM Genel Kurulu’nda çerçeve yasa mesaisi 12 saat sürdü, teklif bir günde milletvekilinin kabul oyuyla Meclis’ten geçti. 562 milletvekilinin katıldığı oylamada 468 “evet” oyu verildi. YENİ Parti, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisi Genel Başkanları partileri adına konuştu, oylamaya katıldı. Özgür Özel çözümün sorumluluğunu aldığını söyleyerek “evet” diyeceğini açıkladı, Ekrem İmamoğlu Özel’e destek mesajı paylaştı. AKP’li Abdullah Güler, ilk imzacısı olduğu kanunu kamuoyuna anlatmak yerine Özgür Özel’in eleştirilerine “yalan, dedikodu” diye yanıt verdi.
Çerçeve yasa adıyla bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’na geldi. Adalet Komisyonu’nda 18 saatlik mesaiyle kabul edilen teklifin Genel Kurul görüşmeleri, komisyona kıyasla daha sakin tamamlandı. Teklifin tamamına dair oylama sırasında hem iktidar, hem muhalefet sıraları tamamen doluydu.
Genel Kurul’un çerçeve yasa mesaisi ise 12 saat sürdü. Teklif için 562 milletvekili oy kullandı. Çerçeve yasa 468 milletvekilinin kabul oyuyla Meclis’ten geçti. 88 ret ve altı çekimser oyu verildi. Oylama sona erdiğinde imza sahipleri hatıra fotoğrafı çektirirken, DEM Parti milletvekilleri zafer işareti yaparak selamladı.
Milli Güvenlik Kurulu’nun örgütün tasfiyesini teyit ettiğine yönelik karar vermesi halinde, bu kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla bu kanun yürürlüğe girecek.
Genel Başkanlar konuştu
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan teklifin tümü üzerine verilen sözlerde partilerine adına konuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Genel Kurul salonunda hazır bulundu ancak konuşmayı MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız yaptı. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler konuşurken, CHP adına söz hakkını milletvekilleri İnan Akgün Alp ve Oğuz Kaan Salıcı kullandı.
Liderler oylamaya da katıldı. Bahçeli ve Dervişoğlu, görüşmeleri gün boyu salondan takip etti.
İYİ Parti’den her aşamada muhalefet
Devlet Bahçeli, komisyon görüşmelerinin sabaha kadar sürmesine atıfla “18 saat izleyeceğiz” diyerek Genel Kurul’a geçti. Bahçeli salona gelen ilk lider oldu. Müsavat Dervişoğlu da görüşmeler başlarken salonda hazır bulundu. İYİ Parti milletvekilleri sıralarına Türk Bayrağı resimleri koydu ve atkılar taktı.
Teklifin görüşmeleri boyunca İYİ Parti her aşamada itirazlarını ortaya koydu. İlk olarak teklifin Anayasa’ya aykırılık içerdiğini ve görüşmelerine başlanmaması için grup önerisi sundu. Öneri reddedilirken Adalet Komisyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Cüneyt Yüksel Anayasa’ya aykırılık iddiasının komisyonda görüşülerek reddedildiğini ifade etti.
İYİ Parti Grubu, 12 maddelik kanunun her maddesi için ayrı ayrı tekliften çıkarılması ve değişiklik yapılması önerileri sunarak kürsüden söz hakkını kullandı. Bütün önerileri reddedilirken 5’inci maddenin görüşmeleri sırasında İYİ Parti’li Selçuk Türkoğlu yedi bin 500 şehidin adını okumaya başladı.
Konuşma süresi bittiğinde Türkoğlu kürsüden ayrılmadı. Oturumu yöneten Meclis Başkanvekili Celal Adan “Sen orayı işgal ediyorsun, şehitler bizim” diyerek müdahale etti. İYİ Parti’li Katip Üye Rıdvan Uz’un önerisi üzerine Adan oturuma beş dakika ara verdi. Ara verildiğinde Dervişoğlu kürsüye geldi, Türkoğlu’nun alnından öptüğü ve sarılarak İYİ Parti sıralarına götürdü.
Özgür Özel Kürt sorununu tanımladı, “evet” diyeceğini açıkladı
Özgür Özel, Genel Kurul’dan önce milletvekilleriyle kapalı grup toplantısında bir araya geldi ve ne tutum alacaklarını değerlendirdi. Bir saatlik toplantıdan çıkan milletvekilleri karara ilişkin bilgi paylaşmadı. Günlerdir tartışılan kararı Özel, Genel Kurul konuşmasında duyurdu. Özel, parti yöneticileriyle birlikte “evet” diyeceğini, milletvekillerinin ise seçildiği bölgelerin sesini dinleyeceğini söyledi.
Konuşmasına açık açık yazılmasa da Kürt meselesini konuşmak üzere Meclis çatısı altında olduklarını söyleyerek başlayan Özel “Kürt meselesi yalnızca bir terör meselesi, bir güvenlik meselesi, bir örgütün silah bırakması meselesi değildir. Eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesidir. Herkesin kendi kimliğiyle, diliyle, kültürüyle ve inancıyla kendisini bu ülkenin eşit yurttaşı hissedebilmesi meselesidir. Aynı zamanda Edirne’deki, İzmir’deki, Trabzon’daki, Manisa’daki yurttaşlarımızın güven içinde yaşaması, evladını teröre kurban vermemesi meselesidir” diye konuştu.
“Cumhuriyetimiz, üniter devlet yapımız, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü kırmızı çizgimizdir” diyen Özel, Kürt sorununun demokratik çözümünün bu ilkelerin güvencesi olduğunu kaydetti. Soruna seçim takvimine veya anketlere bakarak değil, ilkesel yaklaştıklarını vurgulayan Özel, çözümün şiddetle değil siyasetle, TBMM’nin demokratik meşruiyetiyle çözülmesi gerektiğini belirtti.
“Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırır gibi kurulamaz”
2015’te sona eren çözüm sürecini hatırlatan Özel “Biz işine gelince ‘çözüm’, işine gelmeyince ‘terörist’ diyen, bir süreci önce masaya koyup sonra buzdolabına kaldıran, Dolmabahçe’de görüştükleri rahmetli Sırrı Süreyya Önder‘i hapse atıp sonra arkasından timsah gözyaşı dökenlerden hiç olmadık” dedi. Özel, iktidarın süreci kapalı kapılar arkasında yürüterek toplumsal mutabakat fırsatını kaybettiğini ifade etti:
“Komisyonda oluşan ortak iradeye rağmen özel görüşmeler, özel takvimler, özel siyasi hesaplara sıkıştırılmaya çalışılan bir süreç yürütülmüştür. ‘Üç kişinin bildiği metin’ diye bir metin kutsanıp Meclis’ten, Adalet ve Kalkınma Partili vekillerden dahi gizlenmiş, bir telaş ve bir panikle son sürece girilmiştir. Komisyonda itiraz eden, soru soran, eleştirilerini dile getiren milletvekillerinin üzerine yürümeye kadar iş vardırılmış; yani bir süreç yönetmek, bir devlet yönetimi anlayışı göstermek yerine farklı bir telaş, farklı bir panik, bilinmeyen bir ruh hali bütün Meclis’in, bütün milletin gözü önünde yaşanmıştır. Barış, hukuk milletin gözünden kaçırılarak yazılamaz. Toplumsal uzlaşma, yangından mal kaçırır gibi kurulamaz. Millet sonunda kendisine bilgi verilecek bir sürecin seyircisi değildir. Millet bu ülkenin sahibidir, ta kendisidir.”
“Hayır deme hakkını, barış hakkının önüne koymuyoruz”
Süreç devam ederken en ağır saldırılara uğradıklarını ve “hayır” deme hakkına sahip olduklarını vurgulayan Özel, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını, belediyelere yönelik operasyonları, CHP’ye mutlak butlan kararını hatırlattı. Özel “Günlerdir bu teklife ‘hayır’ dememiz için binlerce öneri, eleştiri, hatta tepki alan bizleriz. Ama hepinize şunu hatırlatıyorum: Yarın bu ülkeyi yönetecek olan da, toplumsal barışa olan inancımızla sorumluluk alan da biziz. Kolaya kaçmayan, devlet ciddiyetiyle karar veren de bizleriz” diye konuştu.
Maruz kaldıkları süreçlerde kendilerine “Bu şartlarda o masada neden oturuyorsunuz” dendiğini belirten Özel “Bu çağrıları yapanların öfkesini de kaygısını da anlıyorum. Evet, bu yasaya ‘hayır’ deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayan da bizleriz” dedi. Komisyon masasından kalkmadıklarını, onun Erdoğan’ın değil milletin barış umutlarının masası olduğunu ifade eden Özel “O masa Türkiye’de yaşayan etnik kökeni ne olursa olsun bütün gençlerin iyi bir gelecek umudunun masasıdır. Öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız” dedi.
Özel, bu süreçte komisyon raporuyla kayda geçirilen demokratikleşme adımlarının atılmadığına dikkat çekerken “Burada komisyonun iradesini hiçe sayan, meseleyi yüzeysel ele alan, özensiz bir metin var. Burada yargının bütün yetkisini yürütmeye devreden bir yetki var. Yasamanın üstlenmesi gereken sorumlulukları yürütmeye veren, istismara açık yetkiler düzenleyen bir metin var” diyerek teklifi eleştirdi.
“Çözüm sorumluluğunu biz üstleneceğiz”
Teklifte tartışılan hak yoksunluğu konusunda da değinen Özel “Bu süreçten sonra siyasete dahil olma meselesini bile, bugünkü yürütmenin elinde koz olarak tutan veya bu meseleyi halen daha birtakım müzakerelerin parçası kılan bir anlayış var” dedi. Erdoğanîn barış umutlarını heba etmek istediğini ancak YENİ Parti’nin buna fırsat vermediğini savunan Özel, yurttaşların uyarılarını ve endişelerini dikkate aldıklarını vurguladı.
Özel “Ortak geleceği inşa etmek için barışın önünü açacağız. Biz ölüm değil, hayat olsun diye; korku değil, umut olsun diye bu sorumluluğu alacağız” derken kararını açıkladı:
“Erdoğan iktidarının başaramadığı demokratikleşmeyi, kalkınmayı, adaleti ve hukukun üstünlüğünü de biz başaracağız. Çünkü bu iktidarın bunu yapmaya niyeti yoktur. Bu iktidarın koltuğundan başka düşündüğü yoktur. Terör örgütünün feshi, silahların bırakılması ve infaz düzenlemeleri çatışmayı sona erdirmenin konusudur. Önemlidir ama yeterli değildir. Ama asıl hedefimiz demokratik çözümdür. Barışı samimiyetsizliğe, çıkarcılığa teslim etmeyeceğiz. Bugün silah faslının kapanması için bir kapı aralanıyor. Biz o kapıyı kapatan taraf olmayacağız. AK Parti’nin yapmak istemediğini demokratlar olarak biz yapacağız. Onların kaçtığı çözüm sorumluluğunu biz üstleneceğiz. Bugünkü tutumumuz, bugün ‘evet’ diyorsak gencecik çocuklarımızın kanı bir daha toprağa düşmesin diyedir. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın diyedir.”
Sürecin başından bu yana şehit aileleri ile gazilerin gözünün içine bakamayacakları bir şey yapmayacaklarını söylediğini hatırlatan Özel “Kırmızı çizgilerimiz nettir. Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğü ile anayasanın güvence altına aldığı Cumhuriyet’in temel nitelikleri. Bunlar tartışma veya pazarlık konusu yapılamaz, buna asla izin vermeyiz. Bu anlayışla; iktidara değil ama milletimize güvenerek, bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak, iktidarın hesabına karşı durarak ama Türkiye’nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum” diye konuştu.
YENİ Parti’den hangi milletvekilleri çerçeve yasaya hayır dedi?
İmamoğlu’ndan Özel’e destek mesajı
500 günü aşkın süredir tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da sosyal medyadan paylaştığı mesajla Özel’e destek verdi. İmamoğlu çerçeve yasaya ilişkin beklenen mesajı, Özgür Özel’in aldığı kararın altına imza attığını, Mansur Yavaş’ın uyarı ve tespitlerine katıldığını ve Selahattin Demirtaş’ın bütünleştirici barış temennilerini kıymetli bulduğunu söyleyerek verdi:
“Bu mesele günlük siyasi hesaplara, kapalı kapılara ve kişisel ikbal arayışlarına bırakılamaz. Sürecin güvencesi şeffaflık, TBMM, hukuk ve milletin iradesidir. Barışı siyasi hesaplara teslim........
