menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP nasıl bir strateji izlemeli?…

22 0
01.06.2026

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’nı iptal eden ve Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini tedbiren göreve iade eden “mutlak butlan” kararı sonrası ortalık adeta toz duman.

Karara yönelik tepkiler yoğun. Muhalefet partileri kararı sert biçimde eleştirirken, başta barolar ve sendikalar olmak üzere sivil toplum kuruluşlarından da benzer açıklamalar geliyor. Demokrasiye sahip çıkılması açısından bu tepkiler önemli ve olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

CHP’nin yıllar sonra yeniden iktidar umudunu yakaladığına inanan geniş kesimler ise yaşananları büyük bir öfke ve hayal kırıklığıyla karşılıyor.

Çeyrek asırdır iktidarda bulunan ve CHP’nin son yıllardaki yükselişini kaygıyla izleyen AKP cephesinde ise dikkat çekici bir sessizlik hâkim. CHP’de yaşanan karmaşayı dikkatle takip ediyorlar. “CHP’nin iç kavgası, bize söz söylemek düşmez” havasındalar. Ancak bu durumdan memnun oldukları kuşkusuz. Yandaş medya ise memnuniyetini gizleme gereği bile duymuyor; neredeyse zil takıp oynayacaklar. Günlerdir CHP’nin bölünüp bölünmeyeceğini tartışıyorlar.

AKP iktidarından memnun olduğu bilinen ABD ve Avrupa Birliği’nin, iktidar adayı olarak görülen CHP’nin içine düştüğü bu tabloyu nasıl değerlendirdiği de ayrı bir merak konusu. ABD şu aşamada sessizliğini koruyor. Ancak gelişmeleri dikkatle izledikleri kuşkusuz. Avrupa Birliği’nden ve Avrupa’daki sosyal demokrat çevrelerden ise tepkiler gelmeye başladı. CHP Kurultayı’nın iptal edilmesi, “demokratik sistem açısından ciddi bir kırılma” olarak değerlendiriliyor.

Bu noktada CHP’nin hem kurumsal bütünlüğünü hem de Türkiye’nin birinci partisi konumunu koruyabilmesi için hangi stratejik adımları atması gerektiği sorusu öne çıkıyor.

Özgür Özel yönetimi, tedbir kararına karşı Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve Yargıtay nezdindeki temyiz süreçlerini hızlı biçimde ve güçlü hukuki argümanlarla işletmeye çalıştı. Ancak gelinen noktada, bu girişimlerden beklenen sonucun alınamadığı görülüyor.

Bu koşullarda, parti bütünlüğünün korunabilmesi açısından........

© Medya Günlüğü