Trump için Çin'de perde kapandı mı?
John Adams ve Alice Goodman tarafından yazılmış, Nixon in China (Nixon Çin’de) adında ünlü bir opera vardır. Bu opera, ABD Başkanı Richard Nixon’ın Şubat 1972’de Beijing’e gerçekleştirdiği tarihi ziyareti konu alır. Azılı bir anti-komünist olan Nixon, Çin Devrimi’nin lideri Mao Zedong’u Soğuk Savaş’ta taraf değiştirmeye ikna etmeye çalışmıştır. Demokrat Jimmy Carter tarafından da sürdürülen bu taktik, dengenin Sovyetler Birliği aleyhine değişmesine yardımcı olmuştur.
Belki bir gün, mevcut ABD başkanının geçen hafta Çin’e yaptığı ziyareti anlatan Trump in Beijing (Trump Beijing’de) adlı bir opera da yazılır. Ancak, Nixon’ın gezisi ABD’nin 20. yüzyılın sonunda tartışmasız kapitalist hegemon olmasını sağlayan jeopolitik bir değişimin tasarlanmasına yardımcı olmuşken, bu sefer hikaye çok farklıydı.
Aradan geçen yıllarda, ekonomik gücün küresel dağılımında devasa bir kayma yaşandı. 1972’de Amerika Birleşik Devletleri küresel imalat katma değerinin yüzde 25 ila 30’unu oluştururken, Çin yüzde dördünü oluşturuyordu. 2024’te ise ABD’nin payı yüzde on, Çin’inki ise yüzde 30’du.
İşin ironik tarafı, Ronald Reagan ve Bill Clinton gibi ABD başkanlarının Çin’in dünya pazarına entegrasyonunu teşvik etmiş olmalarıdır. Bunun, Çin devlet kapitalizminin kademeli olarak ABD’ye tabi liberal bir kapitalist topluma dönüşmesini sağlayacağına inanıyorlardı.
Aksine, Şi Jinping yönetimindeki Çin hızla ilerledi, ABD liderliğindeki “kurallara dayalı düzeni” reddettiğini teyit etti ve diğer pek çok ekonomiyi kendi........
