Makam Zâildir Mesuliyet Daimdir
Makam Zâildir Mesuliyet Daimdir
Makam Zâildir Mesuliyet Daimdir
“Dikkat etmek gerekir; dünyada hâkimken ahirette mahkûm olmak da var.”
İnsan, ekseriya kudretini ebedî zanneder; makamını bâki, nüfuzunu daimî telakki eder. Hâlbuki dünya, bir dâr-ı imtihandır. Burada tevdi edilen her vazife, bir emanet-i İlâhiyedir. Emanete hıyanet eden, bugün alkışlarla karşılanabilir; fakat yarın Mahkeme-i Kübrâ’da o alkışların hiçbir kıymet-i harbiyesi kalmayacaktır.
Zira Cenâb-ı Hakk’ın mizanında unvanlar değil, vicdanlar tartılır. Makamlar değil, mazlumun gözyaşı konuşur. Saltanatlar değil, adaletin şahadeti hüküm verir.
Bugün hükmeden nice insanlar vardır ki yarın hükmün muhatabı olacaktır. Çünkü her hüküm sahibinin üzerinde, Hâkimü’l-Hükkâm olan Allah’ın mutlak hükmü vardır. İşte bu idrak, insanı gururdan muhafaza eden en büyük irfan meşalesidir.
Bediüzzaman Said Nursî’nin ifade ettiği gibi, adalet-i mahza, bir ferdin hakkını milyonlar adına dahi feda etmemeyi emreder. Zira hak, ekseriyetin arzusuna göre şekillenmez;........
