Antalya’da ne gördüm!
Bugün sizlere bir kıssadan ve bu kıssadan çıkarmamız gereken önemli bir dersten söz etmek istiyorum.
Kıssanın özü…İstanbul’da evliyanın büyüklerinden bir zat, bir gün talebelerine:
“İstanbul’a dağılın. Her biriniz gördüklerinizi yazıp getirin. Sonra da bize anlatın.” der.
O dönemde İstanbul’da bulunan Şeyhülislâm ve Sultan III. Murad Han da talebelerin neler görüp neler anlatacağını merak ederler ve akşam dergâhta hazır bulunurlar.
Akşam olur, talebeler birer birer gelir.
“Efendim, sur diplerinde ve kuytu yerlerde çok fazla içki içen insanlar gördüm.” der ve hazırladığı raporu hocasına sunar.
“Doğrudur efendim, doğru.” der.
Bir başka talebe gelir:
“Hocam, İstanbul’da çok güzel tarihi camiler var. Buralarda namaz kılan insan huzura eriyor. Camilerin manevi havası insanı etkiliyor.” der.
“Doğrudur efendim, doğru.” diye cevap verir.
“Efendim, İstanbul’da çok sayıda çalgılı, içkili mekân var. İnsanlar eğleniyor, âlem yapıyorlar.” der.
“Doğrudur efendim, doğru.” der.
Bir diğer talebe ise:
“Hocam, İstanbul’da o kadar çok dergâh ve âlim var ki binlerce talebe yetiştiriyorlar.” der.
“Doğrudur efendim, doğru.” diye karşılık verir.
“Efendim, İstanbul’da herkes beş vakit namazını camide kılıyor. İslam dini........
