menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Özal’ın Yarım Kalan Barış Hikayesi ve Bugünün Gerçekleri!

8 0
07.10.2025

1993 yılı, Türkiye’nin kaderinde kırılma noktalarından biriydi. O yıllarda barışa, çözüme, kardeşliğe dair umutlar yeşerirken, ardı ardına gelen karanlık ölümler bir dönemi kapattı. O dönemin tanığı, 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, yaşananları ve bugünle bağlantısını ilk kez bu kadar açık biçimde anlattı.

Ahmet Özal’a göre, babasının başlattığı barış girişimi, Türkiye’nin önünü açabilecek bir “büyük devlet aklı projesiydi.”
“1993’te ilk olarak babam tarafından böyle bir girişimde bulunuldu,” diyor Ahmet Özal. “O dönem Uğur Mumcu, babamla çok yakın çalışıyordu. 10-15 günde bir raporlarını getirir, süreci yürütürlerdi. Sonra birdenbire Uğur Mumcu öldürüldü. Ardından Eşref Bitlis Paşa ve Adnan Kahveci. Ve en sonunda babam... O süreçte bir bir gittiler.”

O dönemin, Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu anlatıyor:
“Abdullah Öcalan Mart ayında tek taraflı silah bırakmayı kabul etmişti. Eğer o gün bu sorun çözülseydi, bundan en çok İsrail zarar görürdü. Ve İsrail buna izin vermedi. Bugün Suriye’nin Kamışlı’sına kadar bir koridor açmak istiyorlar. 30 yılda 50 bin insanımızı kaybettik. Milyarlarca dolar paramız gitti. O para savaşa değil, yatırıma gitseydi bugün Almanya düzeyindeydik.”

“PYD ve YPG ile diyalog devlet projesidir”

Ahmet Özal, Suriye denklemine ilişkin de çarpıcı bir yorum yapıyor.
“Bugün terörsüz Türkiye için, terörsüz bölge şarttır. PYD, YPG ve Şam mutlaka entegre olmalı, diyalog kurulmalıdır. Bu bir devlet projesidir, siyasetin........

© Manisa Meydan Gazetesi