menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öğretirken öğrenmek, mücadele ederken “biz” olmak…

25 0
12.09.2026

Öğretmen kökenliyim. On altı yıl, ilkokul sınıf öğretmenliği yaptım.

   İlkokul öğretmeninin sınıftaki başarısı, öğrencilerinin öğrenmesi gerekenleri zamanında öğrenip öğrenmediğiyle ölçülür.

   Her sınıf, bir sonraki sınıfın altyapısıdır. Öğrenme süreci özellikle ilkokulda aşağıdan yukarıya doğru kesintisiz devam etmezse, çocuk ilerleyen yıllarda mutlaka sıkıntı yaşar.

   Bizim öğretmenlik yaptığımız dönemde müfettişler sınıfa gelir, öğretmeni kenara çeker, öğrencilerin karşısına geçerdi. Öğrencilerin ne kadar öğrendiğini belirlemeye çalışırken aslında öğretmenin ne kadar başarılı öğrettiğini ölçerdi.

   Çünkü öğretmenin başarısı, anlattıklarıyla değil, öğrencilerin öğrendikleriyle ölçülür.

Bir başka önemli ilke daha vardı benimsediğim: En iyi öğretmen, öğretirken öğrenen öğretmendir.

   Bazen öğretmen konuyu anlatır, tekrar tekrar anlatır ama sınıftaki bir çocuk yine de anlayamaz. Demek ki o öğretme yöntemi, o çocuk için geçerli değildir.

   Kendi adıma şöyle bir uygulamam vardı:

   Konuyu öğrenmiş bir öğrenciyi, öğrenememiş arkadaşının yanına oturturdum. “Bir de sen anlatmayı dene” derdim.

   Çoğu........

© Kıbrıs Gazetesi