Bir dilcimiz bile yok
Eline düştüğüm kitaplar’dan biri ya da birkaçının müellifinin Muhammed Abid el-Cabiri olduğunu yazmıştım.
Yazdıktan sonra Arap Aklının Yapısı kitabına tekrar göz attım. (Mana Yayınları.)
İnsanların dilleri insanların düşünce yapıları üzerinde etkilidir. Bu kadarını biliyordum. Bir dildeki kelimelerin oluşumu, dildeki cümle yapıları, olayları, olguları algılayış şeklimizi etkiler.
Cabiri bu kitapta Arapça’nın Arap düşüncesi üzerindeki etkisi üzerinde duruyor. Kapsamlı, ayrıntılı bir çalışma.
Ben Türkçe’nin Türklerin düşünme, olayları olguları algılama şeklimiz üzerindeki etkilerine dair bir çalışma olup olmadığını hep merak ettim.
Dilcilere sordum, soruşturdum.
Batı dilleri üzerinde bu tür çalışmalar olduğunu biliyorum. Ama Türkçe’de böyle bir eser bulamadım.
Bu büyük bir eksiklik.
Dilcilerimiz grameri biliyorlar, anlatıyorlar, öğretiyorlar.
Ama dilimizin kafamıza ne yaptığını ne biliyorlar ne de öğretiyorlar.
Bu soruyu bu vesileyle ortaya atmış oldum. Benim görmediğim şeyi gören varsa lütfen yazar ve kitap ismi söylesin.
Büyük şair ve dilci Ali Şir Nevai Türkçe ile Farsça’yı dil olarak kıyasladığı Muhakemetü’l Lugateyn’de (İki Dilin Muhakemesi) biraz aradığım konulara yaklaşıyor. Farsça ile Türkçe’nin imkanlarını, ifade-i meram kapasitesini karşılaştırıyor. Türkçe’nin anlatım imkanları bakımından daha gelişmiş olduğu kanaatine varıyor.
Ali Şir Nevai görüşlerini güzel örneklerle savunuyor. Okuduğunuzda hak veriyorsunuz.
Belki Farsça’nın kulağa hitap konusunda, ahenk konusunda üstünlüğü vardır. Ali Şir Nevai bu konulara pek........
