menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçekten suçu önlemek ve suçluları cezalandırmak istiyor muyuz?

40 0
06.03.2026

“Kanunu bilmemek, kişiyi sorumluluktan kurtarmaz.”Bu, hukukun genel kuralıdır.Türkiye’de insanlar, kanunu bilseler de bilmeseler de suç işlemekten geri durmuyorlar.Neden?Çünkü, işledikleri suçla ilgili ceza kanunu gereğince cezalandırılmalarının kuvvetle muhtemel olduğunu biliyorlar; ama verilen cezanın işe yaramayacağını da biliyorlar. Hapis verilse, ya komik miktarda bir para cezasına çevrileceğinin ya da İnfaz kanunu gereğince fiilen hapis yatmayacaklarının tamamen farkındalar.Bu sebepten, insanlara saldırmak, öldüresiye dövmek; hatta bıçaklamak veya ayağından kurşunlamak neredeyse bedavaya geliyor. Çünkü verilen hapis cezasının “yatarı olmadığından” veya paraya çevrilse, genelde 8 bin lira gibi komik bir tutar ödeyeceklerinden, eylemlerinin bir maliyeti yok demektir. Savcılıkta mutat olarak uygulanan “ifadesi alınıp serbest bırakılmak” ise, bu cezasızlığın görünür ifadesidir.Öte yandan; suç işlemeyi, ona buna sataşmayı, mütecaviz saldırganlığı, adam bıçaklamayı adet haline getirenler; suç ve sabıka kayıtlarının artmasını bir handikap saymıyorlar. Hatta bunların çokluğu kendilerine ayrı bir hava ve özgüven kazandırıyor.İşte bu nedenle trafikte bir tartışma çıktığında, sopayı-levyeyi alan arabasından çıkıp saldırıya geçiyor. Karşı taraf dışarı çıkmayıp arabasının içinde kalıyorsa, vandallığın dozunu arttırıyor; camı yumrukluyor, kaputun üzerine çıkarak küfürler ediyor ve araca zarar veriyor.Ancak, Karayolları Trafik Kanunu'nda, trafik cezalarının arttırılmasına yönelik yapılan düzenlemenin 13 Şubat tarihinde yürürlüğe girmesiyle durum değişti. Yeni düzenleme, trafikte yaşanan saldırgan davranışları önlemek amacıyla oldukça sert idari yaptırımlar getirdi. Artık trafikte yola fırlayıp başka sürücülerle kavga etmek, arabalara saldırıp camlarını ve aynalarını kırmak gibi eylemler; cezasız kalmayacak veya göstermelik cezalarla geçiştirilmeyecek kadar maliyetli hale geldi. Hatta bu eylemler kapsamında henüz bir saldırı gerçekleşmese bile, saldırı ihtimali doğuran davranışlar cezalandırılmak için yeterli sayıldı.Bu bağlamda, Bursa’daki bir olayda, tartıştığı sürücü ile kavga etmek üzere arabasından inen saldırgana; yeni düzenleme gereği 180 bin lira para cezası, 60 gün ehliyetine el konma ve 30 gün “aracın trafikten men edilmesi” cezası verildi. Ardından, ülkenin çeşitli yerlerindeki bir çok olayda; bu tür eylemlere girişen ihlalcilere benzer ağırlıkta cezalar uygulandı.Şimdi ortaya çıkan yeni şartlar karşında şu soruyu soralım:“Kuralları ihlal etmeyi ve kavga çıkarmayı alışkanlık haline getiren bir kişi, bu düzenleme sonrası, trafikte olay çıkarıp bir başkasına saldırır mı?:Saldırmaz…Niye saldırmaz?Çünkü, artık başka yerlerde........

© Karar