menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

En iyi yönetim: ‘Vasat’ın iktidarı

46 0
25.08.2026

Arapçadan aldığımız vasat kelimesinin asıl anlamı “orta”. Yerine göre ortam veya ortalama anlamlarına da geliyor. Gelgelelim son zamanlarda dilimizdeki bu eski kelime yeni bir anlamda kullanılıyor ve daha çok olumsuzluk ifade ediyor. Herhangi bir durumu veya olguyu nitelemek için vasat dediğinizde “eh işte” gibi bir şey anlaşılıyor. Fazla gelişmemiş, olağanüstü sayılmaz, mükemmel değil… Ama idare eder.

Hatta bununla da kalmıyor, bazen kelime “ortalamanın altında” gibi bir anlam yükleniyor. En azından sıradan demek oluyor.

Bu bakımdan, söz gelimi Türk toplumunun vasat yönlerinden söz eden bazı özeleştirel değerlendirmeler, siyasette ve sanatta artık vasatlığın egemen olduğu gibi görüşler veya aydınlarımızın vasatlığını yeren dokundurmalar sıkça karşımıza çıkıyor.

Peki, bunlarla anlatılmak istenen nedir? Toplumumuzun kalitesinin istenilen ve gereken seviyede olmadığı herhalde. Öyleyse bir toplumun kalite seviyesini tespit etmek için kullanılan birtakım ölçüler ve ölçütler (kriterler) olmalı. Ancak bilhassa “istenilen seviye” dediğimize göre burada nesnel olmaktan çok öznel nitelikte bazı ölçülerden ve ölçütlerden söz ediyoruz demektir.

Yani herkesin kendince bir “kalite filtresi” var. Sizin de var benim de var. Mesela, bana sorarsanız bir toplumun kaliteli sayılabilmesi için iki şartı karşılaması gerekir: Olabildiğince birbirinin hakkına riayet eden bireylerden oluşması, bir. Kuralların ve yasaların herkes için geçerli olması, iki.

Bizim kaliteli toplum dediğimize Farabi “erdemli toplum” diyordu. Daha doğrusu, “erdemli şehir” (“El-Medinetü’l-Fazıla”) diye tanımladığı bir “ideal toplum”dan söz ediyordu.

“İkinci Öğretmen”, toplumların da insan bedeni gibi farklı organlardan oluştuğunu ve bunlardan birinin sağlığını kaybetmesi durumunda tüm bedenin bundan etkileneceğini........

© Karar