Orası Şampiyonlar Ligi
Futbolu güzel kılan şeylerin başında sürprizler gelir. Mücadele, hırs, kendini gösterme çabası… Ama bunların yanında sistemin gücü de en az bireysel performanslar kadar belirleyicidir.
Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nin en dikkat çekici sürprizlerine Karabağ ve Bodo/Glimt imza attı. Özellikle Bodo/Glimt, son 16 turunun ilk maçında aldığı etkileyici skorla tüm dikkatleri üzerine çekti. Lizbon’da gelen sonuç rüyasını bitirdi.
80 milyon euro bütçeli bir takımın bu seviyede başarı yakalaması Avrupa’da geniş yankı uyandırdı. Birçok büyük kulübün iştahı bu oyunculara atabilir.
Sadettin Saran’ın “Norveç modelini örnek almalıyız.” sözleri de bu yüzden önemliydi. Ancak iş uygulamaya gelince, aynı kulüplerin bu takımlardan oyuncu transfer etme konusundaki isteksizliği düşündürücü olabilir.
Sadece Fenerbahçe değil; Galatasaray ve Beşiktaş da benzer reflekslere sahip. Türk futbolunda hâkim anlayış hâlâ aynı: “Yıldız olsun, yaşı kaç olursa olsun.” Oysa modern futbol artık başka bir yere evrildi.
Galatasaray, yeni formatta Şampiyonlar Ligi’nde play-off oynama hakkı kazanmış, İstanbul’da aldığı flaş sonuçla Juventus’u saf dışı bırakmıştı. İlk maçta İngiliz ekibi karşısında alınan 1-0’lık galibiyet ise camiayı iyice havaya sokmuştu.
Ama unutulan bir gerçek vardı: Orası Şampiyonlar Ligi’ydi. Bu........
