RAYIN SESİ UZAKTAN HOŞ GELİYOR
Trabzon’un yarım asra yaklaşan raylı sistem beklentisinde nihayet temel atıldı. İlk etapta 16,2 kilometre ve 16 istasyonla Şehir Hastanesi-Karayolları hattından Havalimanı’na uzanacak proje elbette önemli. Ancak yıllardır beklenen bir yatırımın başlamasını alkışlarken hafızamızı da kaybetmemek gerekiyor.
Çünkü Trabzon’a bugün “müjde” diye anlatılan raylı sistem, aslında bu şehrin çoktan sahip olması gereken bir ulaşım altyapısıdır.
Trabzon’un adı kendisinden büyük bir şehir. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin Trabzon dediğinizde karşınıza siyasette güçlü, sporda marka, ticarette etkili, turizmde iddialı bir kent imajı çıkar. Ankara’da ağırlığı olduğu düşünülür, bürokraside güçlü olduğu söylenir, siyaset sahnesinde temsil kabiliyetiyle övünülür.
Ama madem bu şehir yarım asırdır bu kadar güçlüydü, raylı sistem neden 2026’yı bekledi?
Trabzon’un en büyük problemlerinden biri tam da burada yatıyor. Şehrin itibarı ile şehirde yaşayan insanın gündelik hayatı arasında ciddi bir mesafe var. Dışarıdan heybetli görünen Trabzon’un içine girdiğinizde trafik, otopark, plansız yapılaşma, ulaşım akslarının yetersizliği ve giderek daralan yaşam alanlarıyla karşılaşıyorsunuz.
Trafik artık belirli saatlerin problemi olmaktan çıktı. Şehir merkezine birkaç araç fazla girdiğinde sistem kilitleniyor. Turizm sezonunda yük ağırlaşıyor. Yeni hastaneler, konut alanları ve ticaret merkezleri yapılıyor ancak bunların oluşturacağı ulaşım hareketliliği çoğu zaman yatırımın arkasından düşünülüyor.
Trabzon yıllarca önce binayı yaptı, sonra yol aradı. Önce yapılaşmaya izin verdi,........
