Haya ile Hayat Bulanlar
KALABALIK bir ekiple Erenler diyarı diyebileceğimiz Kastamonu’ya gitmiştik.
Yolculuğun her safhası güzeldi. Coşkuluydu.
Dostlar hayata anlam katmaya kendi müktesebatı miktarınca gayret ediyorlardı.
Dünyevi işlerdeki pozisyonlarını da bu çerçevede sürdürüyor, sorumluluk bilinciyle hareket ediyorlardı.
Yanlışlar yok muydu, peki? Elbette vardı. İnsanın olduğu yerde eksiklik ve yanlışlık olmaz mıydı hiç!
Şeytan’ın Rabbimizin doğru yolu üzerinde oturacağı bilgisini yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i okuyan herkes biliyordu. Bilmiyorsa da bilmeliydi.
Muhabbetimi devam ettirdiklerim arasında sorgulamayı esas alanlar da vardı ve birbirimize uyanık olmayı telkin ediyorduk. Ancak anlatacağım husus bu değil.
…
İKİ otobüs Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerinin huzuruna vardık.
Ziyaretimizi gerçekleştirdik.
Türkiye’nin her yerinden her gün yüzlerce misafiri ağırlayıp nice renkli sahnelerin görüldüğü bu mekânın ötesine berisine dağıldık.
Tam bir insan harmanı…
Kimi çevresine topladığı onlarca kişiyle gelerek edeple ziyaretini yapıp ibret almaya çalışırken kimilerinin de ne yazık ki kibirli çalım satmalarına sebep oluyor.
O gün büyük bir şehirden gelen kendini inanç önderi olarak sunan biriyle tanıştık.
Daha doğrusu ekranda olduğumuz vakitler olduğundan tanıdı. Bunu vesile kılarak ortaya doğru ve yanlışın sarmaş dolaş olduğu bir nutuk atmayı ihmal etmedi. Çevreden........
