menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Arlanmayan Arınamaz

11 0
31.12.2025

DÜNYA ile kirlenmişiz. Kusurlarımız haddini daima aşıyor. Beşeriyetimizin icabı olarak elbette tökezliyoruz. Düşüyoruz. Çamurlara bulanıyoruz. Bunların neticesinde de psikolojik olarak sıkışıyoruz. Ağır yaşam olaylarının omuzlarımıza bıraktığı stres yükü azalmak yerine artıyor. Bunlar ise hata yapma payımızı maalesef çoğaltıyor.

UTANACAK işlere bulaşıyoruz ama utanmıyoruz.

Can yakan eylemlere tevessül ediyoruz. Başkalarının canını yakabiliyoruz ancak kendi canımız yanmıyor. Ağır sözler dilimize yer etmiş. Ucu sivriltilmiş oklar misali önümüze gelene atıyoruz. Kalpler kanatıyoruz. Ne var ki, kendi kalbimiz kanamıyor. Aksine hedonizmin girdabına kapılıp kendimizi uyuşturmayı tercih ediyoruz.

ARLANMAK aralamaktır.

Haya perdesini hafif bile olsa aralamak ve içeriye girmeye niyet etmektir.

Onursuz sayılabilecek, haysiyet cellatlığı olarak kabul edilecek fiillerin faali olmaktan çekinmemenin neticesidir bu aralama.

Utanılacak eylemlere girişmek zaten başlı başına yürek kanatması lazım gelen bir iş ama üstüne üstlük bundan utanmamak gibi bir yüzsüzlüğü de üzerine koymak ayrıca düşündürücü…

BU kadar zihinsel yük taşınabilir mi?

Bunca duygusal ağırlığın altına girmek akıl kârı mıdır?

Huzura kanat açmayı engelleyen, kendi kanadını kesmeye eş bu eylemlerin bir izahı olabilir mi?

İyiliklerin celladı olmayı ne vakit öğrendik? Kimlerin öğrencisi olduk biz böyle?

VİCDANI Rabbimizin ruhumuzdaki yankısı olarak öğretmemişler miydi büyüklerimiz?

İnsan kalbini Allah’ın........

© İstiklal