menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Papanın Türkiye Ziyaretinin İstanbul Safhası

10 1
31.01.2026

Bu yazımızda Papanın Türkiye ziyaretindeki İstanbul safhasını gündem edeceğiz.

Papa ziyaretinde iki hedef öne çıkmaktadır.

Bunlardan biri İznik Konsilinin 1700. Yılı münasebetiyle küresel çapta dile getirilen Hıristiyan birliğidir.

Diğeri de İstanbul üzerinde tarih boyunca süregelen ve halen de devam eden haçlı emelleriyle ilgili mesajlardır. Bu şehir “Konstantinopolis” mahiyetine döndürülmek ve bu doğrultuda “Yeni Roma / Bizans” da yeniden hortlatılmak istenmektedir.

Bu tespitimiz hiç abartılı değildir. Yaşanan gelişmelerin, eldeki delil ve belgelerin, bazen açıktan bazen de sembollerle verilen mesajların tabii bir sonucudur.

1- Papanın Türkiye Ziyaretinin Gerçekleşmesinde İstanbul Patriği Bartholomeos’un Israrlı Çalışmaları

Bu seri içinde kaleme aldığımız Papanın Türkiye Ziyaretinin Arka Planı” başlıklı yazıda da ifade ettiğimiz gibi, bu ziyaretin gerçekleşmesinde büyük gayret sarf edenlerden biri Fener Rum Patriği Bartholomeos olmuştur.

Onun, Papanın Türkiye ziyaretini desteklemesinin asıl sebebi, ekümenizmin yani Ortodoks din devletinin ve onun başkanı olarak kendisinin ekümenik sıfatının tanınmasına giden yolun açılmasını istemesidir.

Bu sebeple Bartholomeos bir önceki Papayı ziyaret etmiş ve onun da Türkiye’ye ziyarete gelmesini talep etmişti. O ölünce aynı taleple, yerine gelen 14. Leo’yu da ziyaret etti.

Evet, hâlihazırda Fatih Kaymakamlığına bağlı dinî bir temsilcilik olan Fener Rum Patrikliği, Türkiye’de tıpkı İtalya’daki Vatikan gibi devlet içinde devlet olmayı istemekte; bu yönde büyük gayret sarf etmektedir. Mesela Patrik bu maksatla Eylül ayında ABD’ye giderek Trump’la görüşmüştür. Görüşme Dış İlişkilerde, CFR denilen karanlık ağda gerçekleşmiş; burada yaptığı konuşmanın ardından Patrik Bartholomeos’a dinî lider ödülü verilmiştir.

Patriğin Türkiye topraklarında, İstanbul merkezli bu devlet içinde devlet olma hayalinin nihai safhasında İstanbul’un işgal edilmesi; Müslüman Türk hâkimiyetinden çıkarılması hedefi vardır;bu, ekümenizm isteğinin tabii ve zaruri sonucudur.

Esasen İstanbul’un Yeni Roma / Bizans adı altında tekrar Hıristiyan batının hegemonyasına sokulması ideali, Yunanistan başta olmak üzere bütün Ortodoksların; Anadolu’yu kutsal vatan ilan eden Katoliklerin; hatta Yahudilerle aralarındaki ihtilafı tatil eden Evangelistlerin; kısaca tüm Hıristiyanların ortak hedefidir.

Zira Hıristiyan batı, İstanbul’un biz Müslüman Türkler tarafından 1453’te fethedilmesini bir türlü hazmedememiştir.

Bilindiği üzere Fatih Sultan Mehmet’in vefatı duyulunca Roma’dan Polonya’ya kadar kilise çanları çalmış ve Hıristiyanlar büyük sevinç gösterileri yapmışlardır. O gün bugün İstanbul’u geri almak batı dünyasının milli ve en öncelikli hedefidir.

Bu ikazlarımızı basite alan, felaket tellallığı gibi gören küçük de olsa bir kitlenin varlığını biliyoruz. Hâlbuki geçmişi bu kadar eskiye dayanan, din ve ideolojilerin çarpışmasından kaynaklanan bu tür hesaplaşmalar basite alınmaya, yok sayılmaya, küçük görülmeye gelmez.

Bir misal verelim:

Bugünkü İspanya toprakları üzerinde yaşamış 850 yıllık Endülüs Emevi devletini düşünelim.

Bu coğrafyanın Müslümanların eline geçmesinin üstünden asırlar geçtiği halde bu durum batı tarafından kabul ve hazmedilmemiş, Müslümanlara büyük trajediler yaşatılarak İslam’ın adadaki varlığı 1492’de sona erdirilmiştir.

İstanbul’un fethinin üzerinden ise daha 573 yıl geçmiştir. 850 yıllık kin, intikam ve hayallerinden vazgeçmeyenler, 573 yıllık olanından hiç vazgeçmezler.

Batının ileri karakolu sayılan ve “komşumuz” dediğimiz Yunanistan’da, daha ilkokul çağındaki çocuklara “Konstantinopolis bizimdir, mutlaka geri alınacaktır” tezi öğretilmektedir. Yine Yunanistan başta olmak üzere batıda İstanbul’u gösteren birçok trafik işaretinde Konstantinopolis yazmaktadır.

2- İstanbul’un Tekrar Bizans’a Döndürülmesi İsteğine Dair Papanın Bu Gezisi Çerçevesinde Ortaya Çıkan İki İşaret

Bilindiği gibi sembollerin dili vardır ve bu dil anlayana çok şey anlatır.

Türkiye içinde bazı kesimler Papa ziyaretindeki mana ve mesajı “Bunu bu kadar abartacak ne var, sıradan bir ziyaret işte! Üstelik Türkiye’nin tanıtılmasına ve turizme de büyük katkı sağlayan bir ziyaret!” gibi yorumlarla geçiştirmeye çalışsalar da, Papanın ziyareti baştan sona mesajlarla doludur.

Mesela Papa İstanbul’da erguvan rengi elbise giymiştir. Bu renk Bizans’ın rengidir ve bu rengin tercih edilmesinde “Burası Bizans’tır ve bizimdir” mesajı vardır. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az…

Öte yandan........

© İstiklal