menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şairi Çağıran Şiir

294 0
23.09.2026

Her şiir şairinin ayak sesidir. O ses el yordamıyla da olsa sizi şairine götürür. İyi şiir şairinden söz ettirendir. Şiirinden söz eden şairden çok şairinden söz ettiren şiir makbuldür. Sözcüklerle resim çizmektir şiir. Öyle bir resimdir ki o, kokuyu da hissederseniz renk ve ahengi de. Kuram yükü ve eylem yorgunluğu sinmemiş şiirlerde bu duyguyu hissetmek zordur.

Şiirden şaire ulaşma yolu, şairden şiire varış yolundan daha kısa ve kolaydır diye düşünenlerdenim. Amacım şiir ile şahsiyet arasındaki ilintiyi irdelemekten çok şiir-şair ilişkisinin mürettep/dizili metinlere etkisinin belirleyici konumuna dikkat çekmek. Şair mi şiirden doğar, şiir mi şairden doğar sorusunun cevabına ulaşmak adına usul-vusul hiyerarşisini tartışmaya açmak değil niyetim.

Haddini bilen şair olamaz demekle şair haddini bilendir iddiası arasında sıkışıp kalmak mıdır şairlik? Şiir bir karakter meselesidir. Şiirin akışı ve karakteristiği şairin ruh dünyasını yansıtır. Irmağın akışı coğrafya ile ne kadar ilgili ise şiirin akışı da şairinin karakter yapısı ile o kadar ilgilidir.

Şiir durağan değildir ama her yatağın da ırmağı değildir. Irmağına ve yatağına yabancı bir şiir köksüzdür. Değişim güzeldir ama her değişimin tedavülde bir karşılığı yoktur. Şiirdeki değişim, şairdeki dönüşümün tam karşılığı olmamakla birlikte şairdeki eş güdümlü düşünsel dalgalanmaların şiirine yansıması yadsınamaz.

Sezai Karakoç’tan devrimci şair, İsmet Özel’den derviş şair çıkaramazsınız. Karakoç’ta devrimcilik, Özel’de dervişlik yoktur demiyorum ama öne çıkan belirgin vasıfları bu değildir. Karakoç şiiri içe dönüktür, uhrevidir, dervişanedir, dervişçedir. Özel şiiri ise devrimcidir, dünyevidir, dışa dönüktür. Protest bir şiirdir, onun Münacat’ı bile bu özelliğinden payını fazlasıyla alır.

“Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı ölmedim genç olarak”

Bazen şiir şaire çağırır sizi, bazen şair şiire. Şairin karakter kodlarını; kullandığı imgelerin kıta sahanlığında, tercih ettiği metaforların gölgesinde, hizaya dizdiği dizelerinin izleğinde bulabilirsiniz. Bahse konu şiirin devamındaki şu dizeler, İsmet Özel’in seciye atlasının merkez noktasına bizi doğrudan götürür. İç sesi, bıçkın derviş-bıkkın devrimci değer aralığında seyreden şair özenle seçtiği mantık önermeleri ile de bunu dizelerine yansıtır.

“Hata yapmak fırsatını Adem’e veren sendin bilmedim onun talihinden ne........

© İnsaniyet