Başkasında aradığımız kendimiz
Mansur Yavaş tartışması, Türkiye’de demokrat ve sol seçmenin siyasal olarak kendisini nereye yerleştirdiğini, oy verdiği siyasal yapılardan ne beklediğini ve bu yapıların nasıl bir gelecek tahayyül ettiğini gösteren daha büyük bir soruya işaret ediyor.
Bugün yaşanan hayal kırıklığının bir nedeni açık: Demokrat ve sol seçmenin bir bölümü, kendi siyasal beklentilerini kendisinden farklı bir siyasal kimliği olan bir aktörün üzerine yerleştirdi.
Mansur Yavaş ise kendi siyasal çizgisinde tutarlı kalıyor. Dolayısıyla sorun onun kendi siyasal kimliğini koruması değil.
Asıl sorun, demokrat ve sol seçmenin kendi siyasal öznesini büyütmek yerine, başka bir siyasal alandan gelen bir figürde kendisini araması. Başka bir siyasal alandan gelen bir lideri büyütürseniz, bir gün onun “Ben size ait değilim” diyen siyasal duruşuyla karşılaşmanız kaçınılmazdır.
O halde mesele Mansur Yavaş’tan önce, onu büyüten siyasal zemindir.
Asıl soru: Kendi siyasal alanınız nerede?
CHP ve özellikle Yeni Parti açısından daha zor soru burada başlıyor.
Bir siyasal yapı kendisini merkeze, merkez sola, hatta merkez sağa açılarak daha geniş bir seçmen kitlesine ulaşabilir. Bu bir siyasal tercihtir. Ancak demokrat ve sol seçmenin oyunu isterken, onun siyasal taleplerini ne ölçüde taşıdığı da sorgulanmalıdır.
Bugün muhalefetin önemli tartışmalarından biri, iktidara ulaşmak için sağ seçmenden oy alabilecek bir lider arayışı.
Fakat mesele yalnızca “Kim daha fazla oy getirir?” sorusuna sıkıştığında,........
