menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının Sanık Aleyhine İtirazda Süreyi Kaçırması

15 1
08.01.2026

Bu yazımızda; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.308/1’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının sanık aleyhine itirazı için öngörülen bir (1) aylık sürenin ne zaman başlayacağı ile bu süreyi kaçırmasının sonucu incelenecektir.

1- Giriş

Kesinleşmiş kararlara itiraz imkanı tanıyan ve istisnai nitelikte olan olağanüstü kanun yolları; varsa bir adaletsizliğin veya hatanın giderilmesi ve adil/dürüst yargılanma hakkının temini amacıyla, CMK m.308 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

Olağanüstü kanun yollarından birisi olan Başsavcı itirazı yolu; Yargıtay yolunda kesinleşen kararlar için öngörülmüş olup, buna ilişkin esaslara CMK m.308’de yer verilmiştir.

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi” başlıklı CMK m.308’e göre;

“(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

(2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.

(3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir”.

Hükümden; sanık lehine itirazda süre ve sayı sınırının bulunmadığı, fakat sanık aleyhine itiraza ancak ilamın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına verildiği tarihten itibaren 1 ay içinde başvurulabileceği anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının sanık aleyhine itiraz etmesinde süre sınırı öngörülmüş olup, bu sürenin kaçırılması halinde, sanık aleyhine CMK m.308 yoluna gidilmesi imkanı ortadan kalkmaktadır. Sanık aleyhine itirazın 1 aylık süre ile sınırlandırılması, hukuki güvenlik hakkı bakımından önem ifade etmektedir; zira aksi halde kişi her zaman kendisi hakkında verilen karara karşı itiraz edilebileceği korkusuyla yaşayacaktır.

2- İlamın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına Verilmesinden Ne Anlaşılması Gerekir?

Sanık aleyhine itiraz süreye bağlı olduğundan, bu sürenin nasıl hesap edileceği hususu da önem taşımaktadır. CMK m.308/1’de; dosyanın değil, ilamın Başsavcıya verildiği tarihten bahsedildiğine dikkat edilmelidir. Buna göre; ilamın Başsavcıya verildiği tarih, sürenin başlangıcında esas alınacağından, ilamın ne zaman verildiği ile ilgili şeffaflığın sağlanması şarttır. Tarafların, CMK m.308/1’de gösterilen 1 aylık sürenin ne zaman başlayıp bittiğini bilmeleri, hem hukuki güvenlik hakkının ve hem de “silahların eşitliği” ilkesinin sağlanması bakımından önemlidir. Bu nedenle, ilamın Başsavcıya ne zaman verildiğinin taraflarca bilinmesini mümkün kılan bir yöntemin benimsenmesi gerekir. Örneğin; nasıl ki taraflara kararın ne zaman tebliğ edildiği UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden öğrenilebiliyorsa, ilamın da Başsavcıya ne zaman verildiği öğrenilebilmelidir.

Burada ortaya şu soru çıkar: İlamın verilmesi ile kastedilen; UYAP’tan önce var olan fiziki teslim ile mi sınırlıdır, yoksa UYAP üzerinden elektronik olarak yapılan bildirim, ilamın verilmesi olarak kabul edilebilir mi?

Öncelikle belirtmeliyiz ki; her ne kadar maddede ilamın verilmesinden bahsedilmişse de, buna bağlanan sonuçlar itibariyle, hukuki anlamda tebliğin anlaşılması gerekmektedir.

“Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat” başlıklı CMK m.38’de, “Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat, tebliği gereken evrakın aslının verilmesi suretiyle olur. Tebliğ ile bir süre işlemeye başlıyorsa verildiği gün, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından evrakın aslına yazılır.” düzenlemesine; “Elektronik işlemler” başlıklı 38/A maddesinde ise; her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde UYAP’ın kullanılacağına, işlemlere ilişkin her türlü verinin, bilginin ve kararın UYAP vasıtasıyla işleneceğine, kaydedileceğine, saklanacağına, güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararların diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderileceğine, güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararların gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlemeyeceğine ve ilgili kurum ve kişilere gönderilemeyeceğine yer verilmiştir.

Yeri gelmişken, 04.04.2024 tarihli ve “Cumhuriyet Başsavcılığına Yapılan Tebligat Usulü” başlıklı yazımızda; CMK m.38’in Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligatı özel olarak ve ayrıca düzenlediğini, Kanuna sonradan eklenen CMK m.38/A’nın, CMK m.38’in özel düzenlemesini ortadan kaldırmadığını,

Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Cumhuriyet başsavcılığına tebligat” başlıklı 65. maddesinde; “Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak tebligat, tebliğ olunacak evrak aslının gösterilmesi ya da elektronik ortamda gönderilmesi suretiyle yapılır. Tebligatın belgelendirilmesi için, elektronik ortamda güvenli elektronik imzalı olarak gönderilen evrak hariç olmak üzere Cumhuriyet savcısı tarafından evrak aslına ‘Görüldü’ ibaresi yazılarak imzalanır.” ifadesine yer verilmekle birlikte, Yönetmelik hükmünün, Kanunun önüne geçemeyeceğini,

Belirtmiştik.

Uygulamada; CMK m.38’de, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligatın, tebliği gereken evrakın aslının verilmesi suretiyle olacağı düzenlemesine rağmen, elektronik işlemleri düzenleyen ve 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunla eklenen CMK m.38/A’nın özel hüküm olduğu, bu nedenle kararın Cumhuriyet savcısının UYAP ekranına düşmesi ile tebliğ edilmiş sayılacağı kabul edilmektedir. Ayrıca, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in “Kanun yollarına başvurulması halinde dosyanın gönderilmesi için yapılacak işlemler” başlıklı 47. maddesinin 1. fıkrasında; “Kanun yollarına başvurulması halinde usul kanunlarına göre yapılması gereken işlemler tamamlandıktan sonra dava dosyası, dizi pusulası düzenlenip ‘Dosya Gönderme Formu’ doldurularak, Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla elektronik ortamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.ifadesine yer verilmiştir.

Buna göre; CMK m.38/A ile yukarıda yer verdiğimiz yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısına yapılacak tebligatlar yönünden, UYAP sistemine kararın düşürülmesinin dikkate alındığı görülmektedir.

Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri ceza dairlerinin uygulamalarının, Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 15.10.2018 tarihli kararını benimsedikleri ve uygulamanın bu şekilde yeknesaklaştığı görülmektedir[1].

Netice itibariyle; CMK m.308/1’de, sanık aleyhine itiraz yoluna gidilmesi için belirlenen 1 aylık sürenin, ilamın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına verildiği........

© Hukuki Haber