menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Son 10 Yıllık Yargı Kararları Gösteriyor: Hekimler Artık Ameliyatta Değil, Süreç Yönetiminde Kaybediyor

14 0
15.06.2026

Bir hekim, ameliyatı tıbben kusursuz gerçekleştirmiş olabilir. Bir hastane, tüm tıbbi protokollere eksiksiz uymuş olabilir. Bir sağlık turizmi şirketi, hastanın tüm organizasyon sürecini başarıyla yönetmiş olabilir. Buna rağmen dava kaybedebilir. Üstelik bunun nedeni çoğu zaman yanlış teşhis, hatalı ameliyat veya teknik bir tıbbi hata değildir. Son 10 yılda verilen yüzlerce yargı kararı incelendiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor:

Mahkemeler artık yalnızca ameliyathanede ne olduğuna bakmıyor. Mahkemeler artık;

· Hastaya ne anlatıldığına,

· Hangi risklerin açıklandığına,

· Onamın nasıl alındığına,

· Komplikasyonun nasıl yönetildiğine,

· Kayıtların nasıl tutulduğuna,

· Sürecin nasıl belgelendirildiğine

bakıyor. Başka bir ifadeyle;

Sağlık sektöründeki hukuki risklerin ağırlık merkezi tıbbi müdahalelerden süreç yönetimine kaymış durumda. Bu değişim yalnızca hekimleri değil;

· sağlık turizmi şirketlerini,

· estetik kliniklerini,

· saç ekim merkezlerini,

· ve sağlık sektöründeki tüm yatırımcıları doğrudan ilgilendiriyor.

Malpraktis Davalarının Yeni Merkezi: Aydınlatılmış Onam

Uzun yıllar boyunca malpraktis davalarının odağında şu soru vardı:

"Hekim tıbbi hata yaptı mı?"

Bugün ise davaların önemli bir kısmında ilk sorulan soru şu:

"Hasta gerçekten aydınlatıldı mı?"

Yargıtay ve Danıştay kararları incelendiğinde görülen ortak eğilim oldukça net; tıbbi müdahalenin doğru yapılmış olması tek başına yeterli görülmüyor. Hastanın;

· riskleri anlayıp anlamadığı,

· alternatif tedaviler hakkında bilgilendirilip bilgilendirilmediği,

· komplikasyonlar konusunda uyarılıp uyarılmadığı,

· kararını özgür iradesiyle verip vermediği

ayrıca değerlendiriliyor. Daha da önemlisi aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü hasta üzerinde değil, hekim ve sağlık kuruluşu üzerinde bulunuyor. Bu nedenle günümüzde birçok dosyada temel tartışma artık tıbbi müdahalenin doğruluğu değil, aydınlatmanın yeterliliği haline gelmiş durumda.

Komplikasyon Savunması Neden Artık Eskisi Kadar Güçlü Değil?

Sağlık hukukunda en sık kullanılan savunmalardan biri şudur:

"Bu bir komplikasyondur."

Gerçekten de her olumsuz sonuç malpraktis değildir. Tıp biliminin doğasında komplikasyonlar vardır. Ancak son yıllardaki içtihatlar komplikasyonun varlığından çok, komplikasyonun yönetimine odaklanıyor. Mahkemeler artık şu soruları soruyor:

· Bu komplikasyon önceden anlatıldı mı?

· Hasta bu riski biliyor muydu?

· Komplikasyon ortaya çıktıktan sonra gerekli müdahale zamanında yapıldı mı?

· Süreç kayıt altına alındı mı?

· Konsültasyonlar eksiksiz........

© Hukuki Haber