Kalbin kalbi
O'na masalımı anlattım ve O, anlattıklarımı dinledi.
İşte başlı başına özel ve anlamlı olan budur.
Biz Masal Anlatıcıları dinleyicilerimize bir masal anlatmak için gerekli olan malzemeleri yaşamın içinden seçeriz. Günlük yaşamımızın olaylarından, insanlık hâllerinden, mevsimlerden, dünya haberlerinden, sevdiklerimizin göz bebeklerinden, kurduğumuz ve dahil olduğumuz sofralarımızdan... Tıpkı rivayet edenlerin söylediğine göre ilk masalı anlatan Şehrazat gibi. Size biraz Şehrazat'ı, biraz insanı, biraz biraz da Masalcı'yı anlatayım.
Şehrazat, masallarını Şah Şehriyar'ın yani Ölüm'ün kalbine erişinceye dek anlatır. Şehrazat anlattıklarının tesirinden o kadar emindir ki; Ölüm, kendini her defasında Şehrazat'tan yeni bir masal dinlerken bulur. Anlatıcı Şehrazat, dinleyicisiyle kurduğu bağdan emindir, dinleyicisini ürkütmez; dinleyici, kendiliğinden masalların içine çekilir. O'nun ustalığı nerede susup nerede konuşacağını, sesini nerede yükseltip nerede fısıldayacağını iyi bilmesinden gelir. Ne vakit sözlü, ne vakit sessiz anlatacağını bilmesinin ardındaki sırlardan bir tanesi dinleyicisini yakından tanımasıdır. Dinleyicisiyle önceden tanışıklıkları olduğu için değil, bir anlatıcı olarak yerinde bir gözlemci ve can kulağıyla dinleyebilen bir dinleyici olduğu için.
Anlatıcılar; ölümün kalın kalın duvarlarını aşıp ölümün kalbine erişmenin anahtarlarını taşırlar. Dinleyicisinin sözsüz anlatılarını gerçek bir mevcudiyetle dinleme ve gözlemleme kabiliyeti bu anahtarlardandır.
Şehrazat, bir sebepten genç kadınlarla evlenip seher vaktinde bu kadınların canını alan Şah Şehriyar'ın son eşidir. Şehrazat bir yanıyla Şah ile evlenip Ölüm'e kendisini kurban ediyor gibi görünürken diğer yanıyla Ölüm'den daha bilge olduğuna inanır. Çünkü kadın olmanın ona sunduğu ikrâmları yerli yerinde kullanır Şehrazat. Sezgilerini, duygularını, dinleme ve iyileştirme kabiliyetlerini, incelikli aklıyla yerinde konuşabilme yetkinliğini, ruhun içini görebilen derin bakışlarını... İşte bu ikrâmlar Şehrazat'ın yaşam bilgisidir.
Şehrazat'ın kardeşi; Şah'a, ablası ölmeden önce ablasından son isteğinin ondan bir masal dinlemek olduğunu söyler. Bu ilginç isteği merak eden Ölüm, Şehrazat'ın masalını anlatmaya başlamasını buyurur. Ölüm, başına gelecekleri bilmeden uykuya geçmek için kendi yatağını hazırlamaktadır. O gecenin sabahına dek anlatır Şehrazat...
Kendisi için, canlılık........
