Bunları biliyor muyduk?
Her gün aynı gökyüzüne bakıyor, aynı sokaklardan geçiyor, aynı telaşın içinde ömür tüketiyoruz. Oysa yaşadığımız dünya, fark etmediğimiz binlerce mucizeyi sessizce bağrında taşıyor. Kimi zaman bir karıncanın sırtlandığı küçücük bir yükte, kimi zaman göç eden bir kuşun şaşmaz rotasında, kimi zaman da binlerce yıl bozulmadan kalabilen bir damla balın hikâyesinde hayatın bize anlattığı büyük dersler saklıdır.
İnsan, çoğu zaman gözünün önündeki mucizeleri göremez. Alışkanlıklar, hayatın koşturmacası ve bitmek bilmeyen telaşlar, etrafımızdaki olağanüstü güzellikleri sıradanlaştırır. Oysa dikkatle bakmasını bilen herkes için tabiat başlı başına sessiz bir kütüphane, her canlı ise okunmayı bekleyen bir kitaptır.
Son yıllarda sosyal medyada ve çeşitli kaynaklarda sıkça karşımıza çıkan “İlginç Bilgiler” başlıklı paylaşımlar, insanı ister istemez düşünmeye sevk ediyor. Elbette bunların bir kısmı bilimsel olarak doğrulanmış, bir kısmı ise yıllar içinde kulaktan kulağa aktarılarak günümüze ulaşmış bilgilerden oluşuyor. Ancak doğruluğundan bağımsız olarak, her biri bize tabiatın ne kadar zengin, ne kadar şaşırtıcı ve ne kadar kusursuz bir denge üzerine kurulduğunu hatırlatıyor.
Farelerin kusamaması, balın uygun şartlarda binlerce yıl bozulmadan kalabilmesi, yunusların beyinlerinin bir bölümünü dinlendirirken diğer bölümüyle yüzmeye devam etmeleri, fillerin zıplayamayan tek memeli oluşu, yalnızca dişi sivrisineklerin kan emmesi, karıncaların kendi ağırlıklarının kat kat fazlasını taşıyabilmesi… Bunların her biri, yaratılışın ne kadar ince hesaplarla şekillendiğinin küçük ama etkileyici örnekleridir.
Parmak izimiz nasıl birbirine benzemiyorsa, dil izimiz de birbirinden farklıdır. Salatalığın büyük bölümü sudan oluşur. İnsan vücudundaki damarlar uç uca eklendiğinde yaklaşık yüz bin kilometreyi bulan muazzam bir uzunluğa ulaşır. Dev buzdağları milyonlarca ton ağırlığında olabilir. Dünyada binlerce farklı dil konuşulur ve her dil, ait olduğu milletin hafızasını, kültürünü ve yaşanmışlığını geleceğe taşır.
İnsan öğrendikçe hayret ediyor; hayret ettikçe de aslında ne kadar az şey bildiğini fark ediyor. Bilgi, insanı büyütmek yerine çoğu zaman........
