We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

MHP Genel Başkanı Dr. Sayın Devlet Bahçeli’ye Açık Mektup -29-

9 2 7
02.07.2022

Sayın Genel Başkan;

Türkiye’de 1968 ile 1980 yılları arasında yapılan mücadeleyi ve bu mücadelenin öncülerini hatırlar mısınız?

Bir hareketin yaşamasının ve başarıyı elde etme saadetinin ancak “yüce gayelerle” ve gayelerin gerçekleştirilmesinde tam bir “beraberklik halinde” bulunmasıyla mümkün olabileceğini sizde takdir edersiniz

1970’li yıllarda bizi güçlü kılan belirli bir gaye etrafında şuurla ve azimle birleşmenin sarsılmaz bir kuvvet olduğu hakikatini yorulmaksızın tekrar etmiş olmamız ve doğrulukla bıkmadan usanmadan çalışmamızdır.

27 Mayıs 2016 tarihinde, Kızılcahamam’daki Şehitler Abidesi’nin önünde, yaptığınız konuşmada:

Yurt odalarında, okul binalarında, camii avlularında, yokluk ve mahrumiyet yıllarında çekilen eza, cefa, ızdırap dolu hatıralar davamızı yoğurmuş, ülkülerimizi buluşturmuştur.

Bu davanın temelinde kan vardır, kan!

Bu dava, şehitlerimizin ödedikleri bedelle bu günlere gelmiştir.

İdam sehpalarında diz çökmeyen, darbecilerin mahkemelerinde “Eyvallah” demeyen genç yaşlarda mahpus damlarını medreseye çeviren bir inanmışlığı hangi çılgın, çıldırmış bozguna uğratacaktır.

Eğer bozgun olur, buna da tepkisiz durursak bunu mahşerde şehitlerimize nasıl anlatır, bunu tarihe ve millete nasıl açıklarız?

Ne yapıyordunuz, ne ile meşguldünüz, demezler mi?

Şehitlerimiz sormazlar mı, biz kefensiz yatarken sizler davayı kefenlemek isteyenlere niçin engel olmadınız?”.

Sayın Genel Başkan;

İşte bizim bu mektuplarımıza konu olan feryadımız ve yazma sebebimiz de işaret buyurduğunuz şehitlerimize karşı mesuliyet duygularımızdan kaynaklanmaktadır. Özellikle “kefenlenmek istenen davamıza sahip çıkmak” adınadır.

Eğer yukarıdaki sözlerinizde samimiyseniz doğrusu, şehitlerimize karşı hesap verilecek mahşer gününde zât-ı alinizin yerinde olmak istemezdim.

1965’te Türkeş Bey’in, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne “genel başkan” olmasıyla başlayıp 12 Eylül 1980 darbesine kadar süren bizim mücadelemiz, ülkemizin ve insanımızın gözünü ve gönlünü saran karanlıkları devirme ve ışığa ulaşma mücadelesiydi.

Yabancılaşmadan “çağdaşlamak” hedefine varmaktı.

Bizim mücadelemiz;

“Atom ve füze sanayii ilk hedef olacak

Yabancıların oyunu nihayet bulacak

Her hesap Türk’e doğru

Her hesap Türklük için olacak

Yabancıların oyunu nihayet bulacak!”

haykırışlarında ifadesini bulan kalkınmış bir büyük........

© HBRMA


Get it on Google Play