We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Darbecilere Merhamet(!) - 2

11 0 11
15.09.2021

28 Haziran 1997’de iş başına gelen Refah-Yol Hükümeti, memur ve emekli maaşlarına yüzde elli, asgarî ücrete de yüzde yetmiş gibi yüksek bir oranda zam yaparak uzun yıllardır yaşanmayan bir ilke imza atmıştı.

Daha önceleri devlet kurumları, paralarını sembolik bir faiz ile özel bankalara yatırıyor, özel bankalar da bu paraları devletin başka kurumlarına ve halka yüksek faizler ile satarak milletin sırtından büyük kazançlar elde ediyorlardı. Refah-Yol Hükümeti bu durumu engellemek amacıyla bir “havuz sistemi” oluşturdu. Buna göre devlet kurumları ellerindeki fazla paralarını, bir devlet bankasına yatırıyor, ihtiyacı olan bir başka devlet kurumları da, bu devlet bankasından kredi alarak ihtiyacını karşılıyordu. Bu “Havuz Sistemi”, milletin sırtından tatlı kazançlar elde etmeye alışmış olan özel banka sahipleri büyük patronları –ki hepsi televizyon ve gazete gibi yayın organlarına sahiptiler- çok rahatsız etmişti. Sahibi oldukları medya organları vasıtasıyla hemen “laiklik elden gidiyor, irtica hortladı” yaygaraları koparmaya başladılar.

Başbakan Necmettin Erbakan, dış politika da ilk gezisini, ABD’nin diş bilediği İran’a yaparak yirmi üç milyar dolarlık bir doğalgaz anlaşması imzalamıştı. Türkiye bu anlaşma ile tedarikçi ülke sayısını arttırıyor, doğalgaz konusunda sadece Rusya’ya bağımlı olmaktan kısmen de olsa kurtuluyordu.

İran’a uzun yıllar ambargo uygulayan -öte taraftan da paravan şirketler yolu ile her türlü silah ve mühimmatı satmaktan geri durmayan- ABD, Refah-Yol’un bu hamlesine çok bozulmuştu. Bu durumda İran’ın doğalgaz satışından haracını alamıyordu. (ABD’nin yukarıdaki tutumuna bir örnek vermek gerekirse; 1980’li yıllardaki başkanı Ronald Reagan döneminde ABD deniz piyadesi Yarbay Oliver North, İran’a yasadışı yollardan silah satışı yaparak İran kontra skandalına imza atmıştı. Daha sonra bu şahıs ABD’nin en güçlü silah lobisi “Ulusal Silah Birliği”nin başına getiriliyordu.)

ABD, Türkiye’nin İran ile yaptığı doğalgaz anlaşmasından duyduğu rahatsızlığı Türkiye’deki muhibleri vasıtası ile Hükümet aleyhtarı yayın ve propagandaların düğmesine basarak ortaya koyuyordu.

Bütün hayatları boyunca yüksek rütbelere ulaşabilmek için ABD’nin gözüne girmeyi amaç haline getiren bazı Darbeci Generaller de bu koroya katılmışlardı. Ama her nedense bu Generaller ülkede yaşanan ve daha sonradan tek tek ortaya yolsuzluklar karşısında tek kelime etmiyorlardı. Mesela, T.B.M.M.’nin 19. Başkanı Mustafa Kalemli (25 Ocak 1996-30 Eylül 1997) ismi “Meclis’te Koltuk Skandalı” diye bilinen bir yolsuzluktan dolayı Ankara Cumhuriyet Savcılığınca görevini kötüye kullanmaktan bir tezkire düzenlenmiş, daha sonra........

© HBRMA


Get it on Google Play