Yine deprem bülbüllerine dair...
Adana ve Osmaniye tarafları dün fena sallandı ve sallanmaya da devam ediyor. “Allah bizleri büyük bir âfet ile karşılaşmaktan muhafaza buyursun” demekten başka çaremiz yok.
Yine bir geldi ya, her sarsıntıdan sonra ortalığa dökülen akademik unvanlı jeolog, sismolog, bilmem neologlar, yani deprem bülbülleri yine bin türlü söz ettiler. Yok efendim falanca fayın ucu hareketlenmeye başlamış da, o uç filânca fayı ittiriyormuş da, bundan sonra büyük bir deprem beklenebilirmiş ama olmayabilirmiş de vesaire, vesaire.
Anlayacağınız, derde devâdan gayrı akılarına gelen ne varsa hepsini söylediler...
Dün, üstadlardan biri de hızını alamadı ve İstanbul’da da büyük bir depremin beklendiği kehanetini tekrarlamadan edemedi! “Adana taraflarındaki depremler neyin nesi?” diye sordular, hazret bir-iki kelime ile gûya cevap verdikten sonra sözü Marmara’ya getirdi, “Büyük deprem yolda, başınıza neler gelecek ah bir bilseniz” dedi ve istikbal hakkında döktürdü de döktürdü.
Böyle alâkasız bir cevabın sebebi galiba belli: Milletin büyük korkusu Marmara depremi ya, bu endişeden istifade edip dikkat çekme merakı!
Daha önce de yazmıştım: Jeologların mevcudiyetinden 1999 depreminden sonra haberdar........
