menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Bebek Şehit Oldu

10 2
17.12.2025

Alıştık değil mi bu haberlere, yürekleriniz sızlıyor mu okuyunca veya ekranlarda görünce? Gözyaşları döküyor musunuz?

Gazze’de dondurucu soğuk 8 aylık Rahaf bebeğin canını aldı. Onlar çadırlarda yaşam savaşı verirken bizler ne kadar onların acılarına ortak olabiliriz.

Bugün okuduk peki yarın aklımızda Rahaf bebek kalacak mı? Aklıma Rim geldi yüzünde tebessümü eksik olmayan henüz 3 yaşında hayattan koparılan dünya güzeli kız çocuğu. Hadi biraz kendimizi zorlayalım. Gazze’de Halid dedesi ile yaşayan, dedesinin gözlerinden öptüğü yavrumuz. “Ruhumun ruhu, canımın canı" denilen şanslı bir torundu.

Rim ve dedesinin doğum günü olan 23 Aralık tüm Dünya'da Dünya Şehit Çocukları “günü olarak ilan edilmiş. Açıkçası böyle saçma günleri sevdiğimi söyleyemeyeceğim.

Bu anlamlı günü ilan eden kimselerin kim olduklarını bilmek bile istemiyorum. Dünya çocuklar günü var. Ne işe yarıyor ve yarıyacak soruyorum?

Kim durdurabiliyor bu soykırımı? Rim den sonra kaç çocuk şehit edildi. İşte bir minik beden daha ayağı toprağa basmadan donarak vefat etti. Nerde çocuk hakları? Nerde Müslümanlar? Nerde insanlık?

Daha öncede Suriye’de Esad’ın soykırımından dolayı bebekler donarak şehit oluyordu halada oluyordur. Peki bu çocukların ahlarından korkmaz mı kimse? “Kıyamet gününde sizi Allah’a şikayet edeceğim!” diyen Filistinli çocuk hiç aklınıza geliyor mu?

Bir şiir gelir aklıma serbes yazılmış, okurken bizi bizden alacak bir şiir.

Eğer Bir Gün Peygamber Efendimiz Ziyaretinize Gelse


Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,
Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,
Merak ediyorum neler yapacağınızı...

Biliyorum ama
Böylesine şerefli bir konuğa açacağınızı en güzel
odanızı,
Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını,
Ve inandırmaya çalışacağınızı,
Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı;
Gerçekten evinizde ona hizmet etmekten alacağınız hazzı.

Fakat söyleyin bana,
Efendimizi evinize doğru gelirken gördüğünüzde,
Onu kapıda mı karşılayacaksınız?
Yoksa onu içeri almadan önce, aceleyle,
Baz
Hiç yüzünüzü asmadan,
Oflayıp puflamadan,
Her vakit namazınızı kılacak mısınız?

Ya sabah namazı için,
Sıcacık yatağınızdan,
Erkenden fırlayacak mısınız?

Peki ya yine mırıldanacak mısınız,
Her zaman söylediğiniz şarkıları?
Ve okuyacak mısınız,
Her zaman okuduğunuz kitapları?
Peki bilmesine izin verecek misiniz,
Aklınızın ve ruhunuzun beslendiği şeyleri?
Yoksa hiç bilmemesini mi isterdiniz?

Şöyle diyelim yada:
Gideceğiniz her yere götürebilecek misiniz Peygamberi
de?
Yoksa birkaç günlüğüne değişecek mi planlarınız?

Tanıştırmaktan onur duyacak mısınız en yakın
arkadaşınızı onunla?
Yoksa hiç karşılaşmamalarını mı umardınız,
Peygamberin ziyareti bitene dek birbirleriyle?

Şimdi söyleyin açık yüreklilikle,
Onun kalmasını ister misiniz sizinle?
Sonsuza dek, hep birlikte...
Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız,
Ziyareti bitip gittiğinde?

Gerçekten bilmek ilgi çekici olabilir değil mi?
Bilmek ve düşünmek,
Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse
Yapacağımız şeyleri...

Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize........

© Habername