menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çin'in Nadir Toprak Tekeline Türkiye’den Darbe Gelebilir Mi?

5 0
yesterday

Elektrikli otomobillerden savaş uçaklarına, rüzgâr türbinlerinden insansı robotlara kadar birçok kritik teknoloji, yüksek performanslı kalıcı mıknatıslara ihtiyaç duyuyor.

Bu mıknatısların üretiminde kullanılan nadir toprak elementleri ise küresel sanayinin en stratejik kaynakları arasında yer alıyor. Üretim ve işleme zincirinin büyük bölümünü kontrol eden Çin, bu alanda önemli bir üstünlüğe sahip.

Ancak Türkiye’nin Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahası ve Avrupa’da geliştirilen yeni geri dönüşüm teknolojileri, bu dengelerin değişip değişemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor.

Dünya uzun yıllar petrol ve doğal gaz kaynakları için rekabet etti. Bugün ise ekonomik ve stratejik güç, yalnızca ham maddeye sahip olmakla değil, onu ileri teknoloji ürünlerine dönüştürebilmekle de ölçülüyor.

Neodimyum, demir ve bor kullanılarak üretilen NdFeB mıknatıslar; elektrik motorlarından rüzgâr türbinlerine, robotik sistemlerden savunma sanayisine kadar pek çok alanda kullanılıyor.

Küçük boyutlarına rağmen yüksek manyetik performans sunmaları, bu mıknatısları modern teknolojilerin vazgeçilmez bileşenlerinden biri hâline getiriyor.

Çin’in üstünlüğü yalnızca nadir toprak elementlerinin çıkarılmasından kaynaklanmıyor. Asıl avantaj, cevherin işlenmesi, elementlerin birbirinden ayrıştırılması ve yüksek performanslı mıknatıslara dönüştürülmesi aşamalarında ortaya çıkıyor.

Çin’in üstünlüğü yalnızca nadir toprak elementlerinin çıkarılmasından kaynaklanmıyor.

Asıl avantaj, cevherin işlenmesi, elementlerin birbirinden ayrıştırılması ve yüksek performanslı kalıcı mıknatıslara dönüştürülmesi aşamalarında ortaya çıkıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Çin, 2024 yılında küresel rafine nadir toprak üretiminin yaklaşık yüzde 91’ini, kalıcı mıknatıs üretiminin ise yüzde 94’ünü gerçekleştirdi.

Bu oranlar, Çin’in tedarik zincirindeki ağırlığını ortaya koyuyor.

Kimyasal özellikleri birbirine benzeyen nadir toprak elementlerini ayrıştırmak; özel ekipman, ileri teknoloji, yüksek yatırım ve uzun yıllara dayanan teknik deneyim gerektiriyor.

Çin’in yıllar içinde oluşturduğu sanayi altyapısı ve uzmanlık birikimi, diğer ülkelerin yalnızca yeni madenler açarak bu üstünlüğe kısa sürede ulaşmasını zorlaştırıyor.

Üstelik Çin’in nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kontrolleri, bu sanayi gücünü stratejik bir araca dönüştürüyor.

Tedarik zincirinde yaşanacak bir kesinti, elektrikli araçlardan savunma sistemlerine kadar birçok sektörde üretimi ve teslimatları etkileyebilir.

Bu nedenle ABD ve Avrupa, alternatif kaynaklar geliştirmeye ve kendi üretim kapasitelerini artırmaya çalışıyor. Türkiye’nin Beylikova sahası da bu küresel rekabette önemli bir potansiyel taşıyor.

Beylikova için açıklanan yaklaşık 694 milyon tonluk kompleks cevher miktarı, sahayı uluslararası ölçekte dikkat çekici kılıyor. Ancak bu rakam, 694 milyon ton saf nadir toprak elementi bulunduğu anlamına gelmiyor; farklı mineraller içeren toplam cevher miktarını ifade ediyor.

Ayrıca jeolojik kaynak ile ekonomik olarak işletilebilir rezerv aynı şey değil.

Sahanın gerçek potansiyelini belirlemek için elementlerin cevher içindeki oranları, geri kazanım verimi,........

© Haberler