menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

100 Yıllık Parantez Söylemi ve Tarihin Çarpıtılması

10 0
29.12.2025

Son günlerde kamuoyunda yeniden dolaşıma sokulan “100 yıllık parantez kapanıyor” ifadesi, basit bir entelektüel yorum ya da masum bir tarih okuması değildir. Bu söz, doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini, İstiklal Harbi’yle ortaya konan tarihsel meşruiyeti ve millet iradesini tartışmaya açan ideolojik bir bakışın ürünüdür.

Zira burada “parantez” olarak nitelenen dönem, herhangi bir ara rejimi ya da geçici bir sapmayı değil; Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının önderliğinde yürütülen bağımsızlık mücadelesini, Kuvayı Milliye ruhunu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesini ifade etmektedir. Bu iradeyi “geçici”, “tali” ya da “istisnai” bir tarihsel kesit gibi sunmak, tarih bilimiyle değil; siyasal hesaplarla açıklanabilecek bir tutumdur.

Bugün dünyada bağımsızlık mücadelesi vermiş hiçbir ulus, kendi kuruluş sürecini “parantez” olarak tanımlamaz. Fransızlar 1789’u, Amerikalılar 1776’yı, Ruslar 1917’yi nasıl tarihsel bir kopuş ve yeni bir egemenlik hamlesi olarak görüyorsa; Türk milleti için de 1919–1923 aralığı aynıdır. Bu dönem, bir “ara” değil; bir başlangıçtır.

Daha da dikkat çekici olan şudur: Türkiye Cumhuriyeti’yle tarihsel olarak sorunlu ilişkiler kurmuş dış ideolojik çevreler dahi, Cumhuriyet’i bu denli açık bir şekilde “parantez” olarak nitelemekten imtina etmiştir. Çünkü bu ifadenin, ulusal egemenliği ve bağımsızlık fikrini hedef alan ağır bir anlam........

© Habererk