NATOpati
"NATOpati de ne?" diye sorabilirsiniz. Haklısınız. Henüz tıp literatürüne girmedi. Zaten bu kelimeyi ben uydurdum. Ancak bazı rahatsızlıklar vardır ki, ne teşhis kitabında yer alır ne de reçetesi bulunur. Özellikle bir ülkenin, yabancı misafir geleceğini öğrendiği anda aniden başlayan; yol yapımı, çevre düzenlemesi, toplu bakım, toplu onarım ve toplu heyecan belirtileriyle kendini gösteren bu sendromun adına da ben "NATOpati" demeyi uygun gördüm. Bilim dünyası henüz kabul etmedi ama Ankara son günlerde bu konuda oldukça güçlü klinik bulgular sunuyor.
Bir Ankaralı olarak günlerdir herkes gibi gündemi takip ediyoruz. Malum, NATO zirvesi vesilesiyle başkent adeta yeniden keşfedildi. Gerçi bu zirve bundan yirmi dört yıl önce de yapılmış. Ben o zamanlar çok gençtim. Evde televizyon vardı. Evet, yanlış duymadınız; televizyon vardı. Hatta buzdolabı da vardı. Demek ki ben bakmıyormuşum. Son yıllarda öğrendiğimiz üzere, bazen bir şeyin var olması, onu hatırlamaktan daha az önemli olabiliyormuş.
Şimdi düşünüyorum da, acaba o zaman da Ankara bu kadar ihtimam görmüş müydü? Bu kadar bakım, bu kadar onarım, bu kadar özen, bu kadar telaş var........
