Bir Dakika!
"Onu yapamazlar... Bunu yapamazlar... Hadi oradan. Yok canım..."
Yaparlar. Yaptılar. Yapacaklar da...
Çünkü yıllardır "olmaz" denilen ne varsa, bir süre sonra karşımıza "oldu" diye çıkıyor.
Dün olmaz denilenler bugün oluyor.
Hafıza kaybımız yok. Hatırlıyoruz.
Ama annem derdi ki: "Aklım eriyor da gücüm yetmiyor."
Galiba biraz da buradayız.
Çünkü çerçeve yasa da geçti. Kabul edelim yada etmeyelim geçmiş olsun.
Bu ülkenin yalnızca siyasi gündemi yok.
Bu ülkenin geçim derdi var, adalet derdi var, hak derdi var, yarım bırakılmış hayatların derdi var.
Ekonomi var. İnsan hakları var. KHK mağdurları var. Stajyer ve çırakların sigorta meselesi var. Gazilerin ve şehit yakınlarının hakları var.
Ve daha gündemde dolaşıma giren, toplumun farklı kesimlerini doğrudan ilgilendiren nice mesele...
Bunlar konuşulabilir mi? Konuşulsun artık.
Çünkü asıl olan biziz. Vekil olan sizlersiniz.
Vekâlet, vatandaşın iradesini temsil etme yetkisidir; vatandaşın soru sorma hakkını ortadan kaldıran bir susma sözleşmesi değildir.
"Vekilleri siz seçtiniz, onlar karar verir" diyenler olacaktır.
Ama oy verdik diye "Neden?" deme hakkımızı da mı verdik?
Bir kararın arkasındaki gerekçeyi sormak, o karara düşman olmak mıdır?
Bir düzenlemeyi sorgulamak, terörü istemek midir?
Barış istemek başka şeydir; barışın hangi hukukla, hangi yöntemle ve hangi bedellerle kurulacağını sormak başka.
Terörün bitmesini istemek başka şeydir; bunun hangi hukuki çerçevede yapılacağını sorgulamak başka.
Kürt........
