Adı konulmamış bir yazı
Yıl 1979 — Manisa Cezaevi.
Duvarlar suskundu, taş soğuktu, gökyüzü uzak.
Ama biz, her şeye rağmen, gülümsemeyi unutmazdık.
Yırtık pijamalar içinde gururumuzu saklar, temiz kalmanın direniş olduğunu bilirdik.
Camın ardında birkaç gönüldaş görünürdü, gözleriyle “sabret” derlerdi, biz sesimizle “dayan”...
“Okulunuzu bitirin,” derdik onlara, “vatan sizleri bekliyor.”
Oysa biliyorduk — dışarısı da özgür değildi.
Bir iki paket Samsun sigarası, ceplerinde biriken harçlıkların hediyesi.
Getiremeyenlerin mahcup bakışı, her hediyeden daha kıymetliydi.
O bakışta bir umut vardı; bizi unutmayan yüreklerin sıcaklığı.
Kitap azdı, kelime çok değerliydi o günlerde.
Bir gazetenin reklam satırını bile defalarca okurduk.
Çünkü her cümle, her harf, dışarıya açılan küçük bir penceredir insana.
Avukat ayda bir gelirdi.
Sorular birikirdi........
