menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Gayz-i azim”

10 0
04.01.2026

Sokullu Mehmet Paşa, klasik Osmanlı döneminin en güçlü isimlerinden biriydi. Hersek Sancağının Sokoloviç köyünde Hristiyan bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Devşirme sistemiyle Enderun’a alındıktan sonra devlet katlarında hızla yükseldi. Kapıağası, Kaptan-ı derya, beylerbeyi ve vezir olarak görev yaptı. 60 yaşında sadrazam olarak atanıp devletin zirvesine çıktı. 14 sene, 3 ay, 15 gün sadarette kaldı. Üç Padişahla çalıştı. Kanuni Sultan Süleyman’ın son, II. Selim’in tek, III. Murat’ın ilk sadrazamıydı.

Görev yaptığı her üç padişahla da akrabalık bağı vardı. Karısı Esma Han Sultan, Kanuni’nin torunu, II. Selim’in kızı, III. Murat’ın kız kardeşiydi.

Sadaretinin Kanuni dönemi, ancak 1 sene 3 ay sürdü. Bu dönem, şehzadeler Selim ve Beyazıt arasında yaşanan saltanat mücadelesinin bütün ülkeyi sardığı günlerdi. Sokullu, fırsat ve siyaset adamıydı. Orta Anadolu’yu kana bulayan bu feci mücadelede Padişah desteğinin Selim’den yana kaydığını görmüş, tüm gücüyle onu desteklemişti.

Gelişmeler beklediği yönde seyretti.

Şehzade Beyazıt’ın ortadan kaldırılmasıyla birlikte Şehzade Selim tahtın yegâne varisi haline geldi, Kanuni’nin ölümünden sonra da II. Selim unvanıyla Osmanlı Devletinin 11. Padişahı oldu.

Sokullu da, ona vermiş olduğu desteğin karşılığını fazlasıyla aldı.

Aynı zamanda kayınpederi olan Sultan II. Selim, 8 sene, 3 ay süren saltanatı esnasında sadaret mührüyle birlikte adeta devleti de avuçlarının arasına koydu. İşlerine ve kararlarına ne kendisi müdahale etti ne de yakınlarına ve mahremlerine müdahale ettirdi. Gelibolulu Mustafa Âli Efendinin onu tanımlarken kullandığı “padişah-ı manevi” ifadesi bu yüzdendi.

Sokullu Mehmet Paşa, sahip olduğu muazzam yetkiyle devlet kadrolarını kendince şekillendirip dönemin etkili isimlerini saf dışı etti. Onların yerine akraba ve taraftarlarından oluşan yeni bir kadro kurdu. Sokullu Mustafa Paşa, Makarije Sokoloviç, Ferhat Paşa, Sokulluzade Lala Mehmet Paşa gibi hem Müslüman hem de Hristiyan aile üyelerini kilit noktalara getirdi. Yeniçeri Ocağından Divan’a, ulemadan ümeraya her tarafı kontrolüne aldı.

Bazı dönem tarihçileri, böyle bir kadrolaşmanın devlette zaafa sebep olacağını söyleseler de bu zaafın o günlerde görülmesi imkansızdı. Zira devlet gücünün zirvesindeydi. Sorunsuz işleyen bir sisteme, vergilerin su gibi aktığı zengin bir ülkeye, altın ve mücevherlerin taştığı bir hazineye sahipti.

İnebahtı mağlubiyeti gibi yol kazaları yaşansa da; Kıbrıs fethediliyor, Don-Volga ırmakları arasında yapılacak bir kanalla Hazar Denizine ulaşılması planlanıyor, Süveyş Kanalının açılması konuşuluyor, İzmit Körfezi, Sapanca Gölü ve Sakarya nehri üzerinden Karadeniz’e........

© Haber7