menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mühür vurma sırası Kadıköy’de!

36 0
19.06.2026

Türklerde “Ulu Cami” merakı, tarihsel, kültürel ve siyasal bir derinliğe sahip köklü bir gelenektir.

“Cami-i Kebir” ve “Cuma Camii” olarak adlandırılan Ulu Camiler, sadece büyük ibadet mekânları değil; şehrin kalbi, devletin gücü ve toplumsal birleşme noktası olarak görülür.

Bunlar, Cuma ve bayram namazlarının topluca kılındığı, minberli büyük camilerdir.

Özellikle 1071 Malazgirt Zaferi sonrası Anadolu’da başlayan bu gelenek ile şehirlerin merkezine “mühür” vurulması amaçlanmıştır.

1072’de inşa edilen Ani Ulu Camii, 1091’de tamamlanan Diyarbakır Ulu Camii, esasında Anadolu’yu Türkleştirmenin sembolleridir.

Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde 118’den fazla Ulu Cami yapılmıştır.

Bu camiler genellikle şehrin en merkezi noktasına konumlandırılmış, çevresine inşa edilen donatılarla hem dini hem de sosyal merkez işlevi görmüştür.

2015 yılında, işte bu gelenek ve ihtiyaçlar doğrultusunda harekete geçen Başbakanlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Müftülüğü, Kadıköy rıhtım bölgesine, kalabalık cemaate uygun büyüklükte yeni bir “Ulu Cami” yapma kararı aldı.

Askıya çıkarılan raporda,

“İstanbul’un Anadolu yakasında, özellikle Kadıköy’de, ‘Selatin Cami’ veya ‘Ulu Cami’ mahiyetinde bir cami yer almadığı” belirtildi.

Raporda ayrıca, “Büyük cemaatlerle cuma namazlarının, bayram namazlarının veya kalabalık kitlelerin katılımıyla ifa edilecek cenaze namazlarının kılınacağı bir ‘Ulu Cami’ inşa edilebilecek nitelikte uygun bir yerin planlanması gerektiği”ne de dikkat çekildi.

Kadıköy’de böyle bir camii için en uygun alan ise Ceferağa Mahallesi sınırlarında yer alan, 1990 sonrası deniz doldurularak oluşturulan, İSKİ’nin “ileri biyolojik arıtma tesisi yapmayı” planladığı, mevcutta ise açık otopark olarak kullanılan rıhtımdaki yaklaşık 34 bin metrekarelik alan uygun görüldü.

Üstelik bu alana en yakın mesafede bulunan dört........

© Haber7