menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…

16 0
yesterday

Amerika bugün dünyaya demokrasi anlatmıyor; kendi hukuksuzluğunu dayatıyor. Üstelik bunu -artık- saklama gereği bile duymuyor.

Aşağıdaki cümleleri söyleyen ben değilim: Amerikalı ekonomist ve kamu politikası analisti Jeffrey Sachs:

“ABD’yi tehdit eden tek şey kendi davranışlarıdır. Amerika dünyayı değil, kendini yakıyor.”

Bunu bir Amerikalıdan duymak ironik ama öğretici…

Bu cümleler, Washington’un aynaya bakmak istemediği gerçeğin özetidir. Çünkü bugün ABD’nin en büyük sorunu Çin ya da Rusya değil, sınırsız güç kullanma alışkanlığıdır.

Batı’nın yıllardır anlattığı “kurallara dayalı dünya düzeni” masalı artık çökmüştür. Ortada bir düzen vardır ama kuralları kimlik belirler.

***

Bir tarafta, uluslararası mahkemeler nezdinde hakkında ciddi suçlamalar bulunan, davalar açılan ve yakalama kararı olan İsrail’in eli kanlı lideri Netanyahu, bütün bunlar bir tiyatro imiş gibi elini kolunu sallayarak dünyayı dolaşabiliyor. Bu ziyaretler sorgulanmıyor ve yakalama kararı olmasına rağmen kimse kılını kıpırdatmıyor; uçuş için kullandığı hava sahaları tartışılmıyor. Üstelik Washington’da kendisine neredeyse “eşbaşkan” muamelesi yapılıyor.

Bu görüntü akıllara şu soruyu getiriyor:

“Uluslararası hukuk sadece Batı’nın işine geldiğinde mi geçerlidir?”

Bir tarafta ise egemen bir devletin, Venezuela’nın başkanı Maduro... ABD, bu ülkenin liderini kendi çıkarları doğrultusunda “yatak odasından alıp” Amerikan mahkemelerinde yargılama cüretini gösterebiliyor.

Bu, hukuk değildir.

Bu, sömürge zihniyetinin açık ilanıdır.

***

Irak’ta milyonlarca insan katledildi.

Afganistan’da 20 yıl süren işgal, Taliban’ın geri dönüşüyle sonuçlandı.

Ortada demokrasi yok.

Ortada istikrar yok.

Ama ortada hesabı sorulmayan bir yıkım var.

ABD, bu ülkelerde “özgürlük” vaat etti ama geride sadece kan, kaos ve parçalanmış devletler bıraktı. Buna rağmen aynı akıl hâlâ yürürlükte.

Venezuela’da petrol var diye ülke boğuluyor.

İran bağımsız politika izliyor diye sürekli tehdit ediliyor: Tahran yönetimini iyice köşeye sıkıştırmak için olaylar kışkırtılıyor. Binlerce insan hayatını kaybediyor. MOSSAD ve CIA eliyle ‘özgürleştirme’ ameliyatı için bütün aparatlar devreye alınıyor.

ABD için yöntem değişmiyor:

Önce yaptırım.

Sonra ekonomik çökertme.

Yetmezse askeri........

© Haber7