Bir milletin büyük şairlere sahip olmasının anlamı
Dijital kültür, şiire ilgiyi söndürüyor. Neyi kaybettiğimizi anlamak için neye sahip olduğumuzu bilmek gerekir..
Uzun bir süredir ‘millet - şiir ilişkisi’ üzerine düşünüyorum.. Bu düşüncelerimi, kısa ve öz olarak bu yazıda ifade edeceğim..
Bir milletin büyük şairlere sahip olmasının ve yaygın bir şekilde şiir okunmasının bir anlamı; kültürel, sosyal ve siyasal anlamları vardır.
Yedi Askı Şairleri vardı Kur’an-ı Kerim’in nüzul döneminde. Kur’an-ı Kerim, büyük şairler yetiştirmiş, şiire ilginin canlı olduğu Arap toplumuna indi..
Yedi Askı Şairleri, İslamiyet öncesi (Cahiliye Dönemi) Arap edebiyatının günümüze ulaşan en ünlü yedi uzun şiirinin (Muallakât-ı Seb'a) şairirolan yedi büyük şairdir. Bu şiirlerin döneminde Kabe duvarına asıldığına inanıldığı için "Askı Şiirleri" olarak adlandırılmışlardır.
İmruül-Kays: "Kral Şair" olarak bilinir ve muallakaların en ünlüsü kabul edilen şiirin yazarıdır. Arap şiirindeki "ağlayan sevgilinin ardından şiir yazma" geleneğini başlatan ilk kişidir.
Tarafe bin el-Abd: Genç yaşta ölmesine rağmen şiirlerinde kullandığı güçlü felsefi ve hayata dair betimlemelerle tanınır.
Antara bin Şeddad: Hem usta bir şair hem de efsanevi bir savaşçıdır. Şiirlerinde cesaretini ve aşkını işler.
Zuheyr bin Ebi Sulma: Ahlak, barış ve hikmet temalı şiirleriyle bilinir.
Lebid bin Rabîa: İslamiyet'e ulaşma şerefine erişmiş sahabelerdendir. Toplumsal değerleri ve cömertliği ön planda tutmuştur.
Amr bin Kulsûm: Kabileler arası savaşları ve kendi kavminin kahramanlıklarını anlattığı coşkulu kasidesiyle meşhurdur.
el-Hâris bin Hillize: Kabileler arası anlaşmazlıkları çözmek için hitabet gücünü ve şiirini ustaca kullanmış bir şairdir.
Şiirler, dönemin sözlü geleneği içerisinde dilden dile aktarılmış ve 8.........
