Fon Krizinin Ardından: Sukuk Yatırımlarının Kıymetini Anlama Zamanı
Son günlerde hepimiz fon krizini konuşuyoruz.
Bu hadise, yatırım kararı verirken ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini hepimize yeniden hatırlatmış oldu.
Ne yazık ki birçok yatırımcı; “Bu fon çok kazandırmış, falancanın da parası buradaymış, getirisi yüksekmiş…” diye yatırım yapıyor.
Sadece getiriye odaklanıyor.
Oysa para neye yatırılıyor, fonu kim yönetiyor, gerektiğinde ne kadar kolay nakde dönüyor, riskler neler…
Bunları da bilmek lâzım!
Bu arada yakın zamanda Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında ortaya atılan iddialar ve Sayın Bakan’ın verdiği cevaplar vesilesiyle “SUKUK”, yani kira sertifikası da yeniden gündeme gelmiş oldu.
Ben de tartışmanın siyasî tarafını bir kenara bırakıp, yeniden konuşulmaya başlanan bu önemli yatırım aracına biraz olsun değinmek istiyorum.
Nedir bu sukuk? Nasıl bir yatırım aracıdır?
Yatırımcıya ve şirketlere ne sağlamaktadır?
Gelin birlikte bakalım.
Sukuk, yatırımcıya bir varlık, hak veya ekonomik faaliyetten doğan gelire ortak olma imkânı veren bir sermaye piyasası aracıdır.
Türkiye’deki mevzuat dilinde buna kira sertifikası diyoruz.
Biliyorsunuz özel sektör ve kamu, borçlanma amacıyla tahvil veya bono ihraç ediyor. Bu araçlarda yatırımcı genellikle şirkete veya devlete borç verip; karşılığında faiz geliri alıyor.
Ancak sukuk böyle değil. İşlemler katılım esaslı finans dairesi içinde gerçekleştiriliyor.
Sukukta işin arkasında bir varlık, bir kira ilişkisi, ticari işlem veya ekonomik faaliyet var.
Yani reel ekonomi var.
Yatırımcı, işte bu ekonomiden doğan gelirden, aldığı sertifika oranında pay alıyor.
SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
Kira sertifikasını öyle herkes ihraç edemiyor.
Bu sertifikaları, yalnızca varlık kiralama şirketi, yani kısaca VKŞ denilen ve sadece bu iş için kurulmuş özel şirketler çıkarabiliyor.
Devlet bile kafasına göre sukuk ihraç edemiyor.
Hazine’nin bu iş için kurulmuş Hazine Varlık Kiralama AŞ adında özel bir şirketi var. Kamu kira sertifikaları, bu şirket üzerinden ihraç ediliyor.
Öncelikle finansman ihtiyacı olan şirketin bir varlığı veya hakkı, VKŞ’ye devrediliyor ya da bu varlıktan doğacak gelire ilişkin sözleşme yapılıyor.
VKŞ, yatırımcılara kira sertifikası satıyor.
Yatırımcı, bu sertifikayı alarak VKŞ üzerinden finansman ihtiyacı olan şirkete kaynak sağlıyor; karşılığında da sözleşmede belirlenen kira veya gelirden pay alıyor.
Şöyle düşünelim: Bir şirketin kiraya verdiği depoları var. Bu depolardan her ay düzenli kira geliri elde ediyor. Yeni bir depo yatırımı yapmak ve işlerini büyütmek istiyor.
İşte bu noktada bu depoları, sözleşme süresi sonunda geri almak üzere........
