Terörsüz Türkiye ve Behçet Oktay vakası
Terörsüz Türkiye sürecinde çok önemli bir aşamayı daha geride bıraktık. Umuyoruz ki kırk yıl süren bölücülük belası bu şekilde tarihe karışsın; Türkiye enerjisini terör belası ile mücadeleye değil kalkınmaya ve ilerlemeye harcasın.
Kırk yıl deyip geçiyoruz ya hani, şu noktayı atlamamak lazım: Hiçbir savaş, hiçbir silahlı çatışma kırk yıl sürmez. Şayet sürüyorsa, taraflar o çatışmayı bitirmek istemiyordur. Türkiye’deki terör de esasen bu yüzden bitmedi.
PKK, Türkiye’ye 12 Eylül rejiminin bir “hediyesidir”. Sağdan, soldan onlarca örgütü silindir gibi ezen 12 Eylül, iki yapıya pek ilişmedi: FETÖ ve PKK. Hatta tam aksine bunların önünü açtı.
Tercih, cuntanın ipini tutan ABD’ye aitti. Görüntüde devlet bu yapılarla mücadele ediyordu. Ancak devlet içinde örgütlenmiş Gladyo benzeri yapılar, her iki örgütün de palazlanmasını sağlıyordu. Devlet aygıtını dumura uğratan FETÖ, kardeşi PKK’yı besliyordu.
PKK özelinde çok ince yöntemler uygulandı…
PKK’nın rakip Kürt grupları ve sol örgütleri ezmesi sağlandı; özellikle de kendisine engel olabilecek şiddet karşıtı grupları.
PKK’ya yönelik ölümcül operasyonlar örgüte sızdırıldı.
PKK içindeki muhalif veya barış yanlısı kişilerin infaz edilmesine destek olundu.
Örgüt silah bırakmaya kalktığında “hayır yapmayın” diyen sözde subaylar, sözde Türk gazetecileri bile oldu.
En kritik eylemler ise örgütle en sert........
