CHP: Kriz Nasıl Yönetilmemeli?
İBB’ye yönelik operasyon başladığında şöyle bir çerçeve çizmiştim:
“Bu CHP için bir krizdir. Vitrine koyduğunuz ve başarının mimarı olarak tarif ettiğiniz kişi, büyük bir yolsuzluk soruşturmasının odağında yer alıyor. İmamoğlu ve çevresine yönelik çok ağır suçlamalar var, bunlardan biri bile ispatlansa ciddi sonuçlar doğurur. CHP krizi doğru yönetirse bu işten küçük yaralar ile kurtulabilir. Ancak yönetemezse sonu bir felakete varabilir.”
Aslında, son derece basit bir teknik gerçeği dile getiriyordum. Bir şirkette yönetim kurulu üyelerinden birinin adının bir skandala karıştığını düşünün. Şirket ne yapar? Her ne pahasına olursa olsun yöneticiye sahip çıkarak kendisini de riskin içine mi sürükler, yoksa yönetici ile arasına mesafe koyarak daha güvenli bir noktaya mı çekilir? Akıllı bir yönetim, şirketin mesafeyi açarak korunaklı bir yere çekilmesini sağlar. Böylelikle, bir kişinin şahsi hataları yüzünden tüm kurumun zarar görmesinin önüne geçilir.
İşte şirketler için geçerli olan bu kural, diğer bütün kurumlar için de geçerlidir. Bu basit formül, “kriz yönetimi” kitaplarının en temel bilgilerinden biridir. Şirket, dernek, üniversite veya siyasi parti… Herhangi bir kurumda üst düzey bir yönetici ile ilgili bir suç iddiası ortaya çıktığında kurumun ilk refleksi yöneticiyi değil, kendini........
