Adım adım siber köleliğe doğru
“Siber köleliğe hayır” deyin. Şeytan’ın siber askerleri adım adım geliyorlar. Aslında bu saldırı İran’a ya da Lübnan’a yapılan saldırıdan daha vahim. Görünen o ki bu saldırılar artarak devam edecek. Sadece artmayacak yayılacak, derinleşecek hız ve şiddetini artıracak.
Dünyanın farklı yerlerinde siber ve biyolojik saldırı için hazırlık yapıyorlar. Biyolojik saldırı için Zombi geyik, Menenjit bunlardan bazıları. Bu salgınların aşısı diye sağlık krizini daha da derinleştirecek aşılar bu defa Hindistan’daki Laboratuvarlarda hazırlanıyor. Geçen sefer Çin / Vuhan’da başlatılmıştı. Bu kez Bill & Melinda Gates Vakfı Hindistan’ın Maharashtra eyaletinin Pune şehrinde ülkenin en büyük aşı üreticisi olan Serum Institute of India (SII) ile ortak. Bill Gates kapasite genişletmesi son zamanlarda önemli mali ve teknolojik destek sağladı. Yeni Delhi’de başka projeler üzerinde de çalışmalar yapmışlar. Bunlardan biri de “Beyin kontrolü” Hindistan Hükümetine bağlı Adli Bilimler Müdürlüğü 2005 yılında Beynin elektriksel aktivasyon profili üzerinde çalışmış. ABD’de Beyin kontrol çalışmaları 1950’lerde başlıyor. 1970’lerde insan üzerinde deneyler İstanbul’da HZİ Vakfı üzerinden yapılıyor. Hani şu Sümerolog İlmiye Çığın da yöneticisi olduğu vakıf, CIA için çalışıyordu. Yani Kemalist maskesi ile İslam’a ve Müslümanlara saldıran bu kadın doğrudan CIA hesabına çalışan biri
"Dijital Kölelik"e giden yolda COVID-19 bir başlangıçtı. 2. Dalga çok güçlü ve çok farklı yöntemlerle geliyor. Bu savaş aynı zamanda biyolojik ve kimyasal, psikolojik bir savaş olarak da planlanıyor.
Bu arada Prof. Dr. Canan Karatay; bugün birçok aşıda içeriğini bilmediğimiz 55 türlü madde olduğunu söylüyor ama kim dinliyor. Herkes hasta, herkes perişan. Şehir hastaneleri, kalabalık olarak indirim kampanyası yapan AVM’lere benziyor.
Klaus Schwab sanki müjde verir gibi “Enerji Hatları Çökecek” diyor. Enerji krizi domino etkisi ile ulaşım durunca, tedarik zincirleri kırılacak, raflar boşalacak, kıtlık kapıyı çalacak! Yeni salgın Hastaneler ve sağlık merkezlerini felç edecek. BioHacker’ler, Hackerin siber saldırısı ile toplumda paniğe sebep olacak. Yapay zekâ ile desteklenen siber terör hayatı yaşanmaz hale getirebilecek.
Siber kölelik, bir siber savaşın ardından gelecek. Siber savaş bu kez BioHacker’lerin ve yapay zekanın, Palantir’in kontrolünde bir siber pandemi ile başlatma planlarından söz ediliyor.
Yapay zekâ canavarının tepesindeki isimlerden biri olan Sam Altman, gelecek aylarda dünyayı şok edecek, devletleri, örgütleri, şirketleri radikal bir şekilde sarsacak bir siber saldırıdan söz ediyor. İnsanlığın daha önce hiç karşılaşmadığı bir "tehdit zinciri" ile karşı karşıya kalabileceğini söylüyor. Yapay zekanın kontrol dışı bir planı ile mi, güneşteki patlamalarla mı ilişkilendirecekler, onu bilmiyoruz.
Bu arada ilginç bir haber geldi: Bayer, Pfizer, BioNTech, Moderna ve Johnson & Johnson'ı mahkemeye verdi. Niçin mi? Bayer mRNA’yı Monsanto tarafından 1980'lerde TARIM ÜRÜNLERİ için patentlenmiş. Patent konusu mahkemede inceleme konusu olunca ortaya başka bir gerçek çıkıyor. Federal mahkemede, tarımsal genetik modifikasyon teknolojilerinin lisanssız bir şekilde kopyalanıp insanlara enjekte edildiğini tartışılıyor. Bu arada Moderna, ayrı bir mRNA patent davasını engellemeye çalışıyor. Bu çok büyük bir skandal.
Robert F. Kennedy Jr., küresel global oligarkların ajandasını deşifre etti. Dijital köleliğe giden yolda, son viraj aşılmak üzere. Ama dünya sessiz, iktidarlar bu adeta Epstein dosyaları ile teslim alınmış. Sabırsızlar Ajanda 2030’u bile beklemeden işi geri dönülemez noktaya taşımaya çalışıyorlar. Dijital Kimlik ve Dijital Para (CBDC) üzerinden kurulacak olan "Şeytani Düzen" için geri sayım başladı! Kennedy Dijital Kimlik ve Merkeziyetiz Dijital kripto Para sistemleri, siber kölelik düzenini getirecek araçların başında geliyor. Ülkemizde de bu konuda Merkez Bankasına yeni düzene geçiş hazırlığı için talimat verildi. Bu gidişle hiçbir şeye sahib olamayacaksınız, hatta çocuklarınıza bile. Ne yapacaksak bugün yapacağız. Yarın çok geç olabilir.
Rusya’dan iyi bir haber var. Rothschild ailesinin Rusya’da faaliyetlerini yasakladı. Pedofilleri kısırlaştırılması gerektiğini söyleyip İsrail’i de “soykırım ülkesi” olarak tanımladı
Eski ABD Hava Kuvvetleri Biyo-Çevre Mühendisi Kristen Meghan, Chemistrails ile ilgili konuştuğu için susturulmak için akıl hastanesine kapatılmakla tehdit edildiğini açıklayarak, gökyüzünden üzerimize yağan zehri belgeleriyle ifşa etti! Meghan, görevi gereği jet yakıtlarına karıştırılan devasa miktardaki Alüminyum, Baryum ve Stronsiyum sevkiyatlarını fark ettiğinde hayatının şokunu yaşadı. Bu maddelerin atmosfere püskürtüldüğünü raporladığı an, sistemin karanlık yüzüyle tanıştı. Ordu yetkilileri, zorla "psikiyatrik tedavi" (!?) uygulamakla tehdit etti!
Bakın bu Şeytani kadrolar neyi tartışıyorlar: “BleuBird projesinde, şunları tartışmış bunlar: Denek ölürse, kurum çalışanlarından ve kamuoyundan bunu nasıl gizleyebiliriz? Proje çalışanlarının bu konuda dışarıya dönük tanıklığını nasıl önleriz.? kısa bir sürede isteksiz bir denekte bizim yararımıza sonuca ulaşmak için süre sınırlandırıcı tedbirler neler olmalı. Deneklerin dini ve ahlaki değerlerine aykırı bir eylemi kontrol ederek yeni ve kalıcı bir bilinç oluşturabilir miyiz? miyiz? Bir kişiyi Ele geçirilen yabancı birini denek olarak kullandıktan sonra onun trafik kazası ya da kendi sonunu getirecek bir davranışa yönlendirilmesi için uygulanacak tedbirler neler olabilir? Sodyum A, P veya diğer herhangi bir uyku getirici ajan, şeker, sigara, likör, şarap, kahve, çay, bira, sakız, aspirin tabletleri, yaygın ilaçlarlar, kola gibi veya diş macunu gibi sıradan bir öğenin içinde nasıl en iyi şekilde gizlenebilir? Bu teknikler kimlere karşı ne sürede uygulanmalı? Denek farklında olmadan kullanılabilir mi?” Bunların Şeytani akılları bu şekilde çalışıyor.
DSÖ’nün son müjdesi(!?) hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu müjde ne derseniz? Önümüzdeki 25 yılda Yeni kanser vakaları %77 artacakmış. Başka müjdeler(!?)de var. Washington Devlet Üniversitesi Biyokimya ve Temel Tıp Bilimleri Profesörü Martin L. Pall sadece 5G’nin insan hayatı üzerindeki olumsuz etkilerinden söz ederken uyarıyor: “İnsan üremesi sıfıra yakın dereceye kadar düşebilir, Kollektif beyin fonksiyonlarımız çökebilir. Çok erken bir şekilde Alzheimer ve demanslar başlar. Küresel çapta otizm ve hiperaktivite yaygınlaşır. İnsan gen havuzunda büyük bir bozulma meydana gelir. Bütün yaş aralıklarında ani kalp ölümleri gerçekleşir.” 5G'yi durdurun!..
Bizde de bu konuda çalışan akademisyenler ama onların uyarılarını malum media görmezden geliyor Prof. Dr. Selim Şeker, 15 yıl önceden uyarmaya başlamış ama kimin umurunda. Doç. Dr. Hava Bektaş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Yaklaşık 13 yıldır, “radyofrekans elektromanyetik alanların biyolojik etkileri” üzerine çalışıyor.
Aslında bunları çok da gizli yapmıyorlar. Davul çala çala geliyorlar. BM AGENDA 2030 ‘u 2015’te kabul etti. 2030’e kadar Sürdürülebilir Kalkınma için global bir modelden söz ediyorlar. Ulus devletlerin yerini tek dünya alacak. Büyük Sıfırlamanın. Tek Dünya Hükümeti 4. Endüstri devrimi ile birlikte yapay zekâ destekli bir Teknokrasi – Şirketokrasi söz konusu. Sosyal Kredi ve Dijital ID sistemi ile birlikte karbon ayak İzi üzerinden Global gözetim sistemi hayata geçirilecek. Sisteme uyum sağlayamayanlar sistem dışına itilecek. Küresel nüfus azaltma politikası gereği olarak zorunlu aşılar üzerinden doğurganlık ve üreme radikal yöntemlerle kontrol altına alınacak. Ötenazi ve kürtaj yasaları zaten şimdiden uygulanmaya başladı bile. Genetik açıdan modifiye edilmiş gıda ve ilaçlara biyolojik bir dönüşüm planlıyorlar. Robot işgücü Nesnelerin İnterneti Mikroçipler & beyin implant teknoloji teknolojileri Non-native EMF ve RF (5G, 6G, 7G) radyasyonuna sürekli maruz kalma Trans Humanizm üzerinden cinsiyetsiz “Birey” (!?) lerden oluşan bir toplum gerçekleştirmek istiyorlar. Annelik – babalık, akrabalık, komşuluk, cemaat bağlarını yok edilmek isteniyor. Akıllı Şehirler İHA’lar, yüz tanıma kameraları, hareket sensörleri Özel mülkiyetin kaldırılması, Fıtratın dönüştürülmesi, İklim başta olmak üzere, canlı ve cansız ne varsa uzaydan ve yerden izlenmesi ile Yeni Dünya Düzeninin inşası öngörülüyor”.
Yeryüzünde bir cennet ve ölümsüz bir hayat vadedenler, aslında dünyayı insanlığın çok çok büyük bir kısmı için cehenneme çevirme ve onlardan kurtulmanın yollarını arıyorlar. Kuşkusuz onların bir planı varsa, Allah’ın (cc) da bir hükmü var. Galip olacak olan Allah’ın (cc) hükmüdür. Bu arada şunu unutmayalım, Allah’ın (cc) kolaylaştırdığından daha kolay, zorlaştırdığından daha zor bir iş yoktur. Allah’ın (cc) yardımını almadan bu zalimlere karşı zafer kazanmak kolay değil. Allah (cc) ise cahillere, zalimlere, münkir, mümafık, mütrefin, müsrif, müstekbirlere yardım etmeyecek. Selam ve dua ile.
