ADALETİN KARANLIK DEHLİZİ: BİR DOSYA NASIL 'YOK' EDİLİR?
Tunceli’de yıllar sonra gelen tutuklama haberi, sadece bir hukuki gelişme değil; aynı zamanda adaletin tecellisi için direnen ailelere verilmiş gecikmiş bir cevaptır. Ancak bu cevap, Çorum’da evladını "sözde" bir trafik kazasında kaybeden Şeker ailesinin feryadıyla birleşince, ortaya çok daha vahim bir tablo çıkıyor: Sistematik bir ihmal mi, yoksa bilinçli bir karartma mı?22 yaşındaki Samet Şeker’in ölümü, kağıt üzerinde "trafik kazası" denilerek kapatıldı. Ancak dosyanın içine girdiğinizde, karşınıza bir kaza mahalli değil; bir "hukuk enkazı" çıkıyor. Bir kentin hafızası olan kameralar nasıl olur da o gece topluca "kör" olur?HTS kayıtları, MOBESE görüntüleri, hastane kayıtları… Bir sanayi şehrinin dijital izleri, sanki görünmez bir el tarafından bir gecede silinmiş.***Dosyadaki boşluklar, sadece ihmalle açıklanamayacak kadar derin. Şeker ailesinin ve kamuoyunun sormaya korkmadığı o ağır sorular bugün hala masada:- Samet Şeker, o gece görmemesi gereken bir olayamı tanıklık etti ki bir "kazaya" kurban edildi?- 5 gün boyunca sözde didik didik aranan ancak bulunamayan Samet, ne hikmetse TV yayını başladıktan hemen sonra, "eliyle konulmuş gibi" nasıl bir anda bulundu?- Kaburgaları kırılan ve iç kanama sonucu hayatını kaybeden bir gençten bahsediyoruz. Samet, o araçta kaza mı yaptı, yoksa günlerce bir yerlerde alıkonulup yumruklarla, işkenceyle mi ölüme sürüklendi?- Samet’in ayaküstü tedavi edildiği iddia edilen o hastaneler hangileri?- Bu gizli muayenelerin kayıtlarını kim, hangi yetkiyle sistemden kazıdı?- MOBESE ve çevre kamera kayıtlarını silecek kadar büyük bir "güç"kimin elinde?- Dosyadaki en büyük garabet, kolluk kuvvetleri arasındaki yetki karmaşasıdır. - Kayıp ihbarı poliste olan, naaşı polis tarafından bulunduğu belirtilen bir vakanın olay yeri incelemesi, hangi mevzuatın hangi maddesine dayanarak jandarmaya devredildi? - Olay yerinde kazaya dair tek bir iz yokken, aracın o bahçeye "gökten zembille inmişçesine"tertemiz yerleştirilmiş olması neden sorgulanmadı? - Bilirkişi raporu alınmadan, olay yerinde keşif yapılmadan "iç kanama" teşhisiyle dosya kapatmak, adaleti sadece aceleye getirmek değil, onu gömmektir.***Ailenin feryadına "sizi tutuklarım" tehdidiyle karşılık veren savcılık makamınca dile getirildiği iddia edilen ifadeler, hukuk devletinde kabul edilebilir bir durum değildir.Tanıklar varken dinlememek, şüpheler varken irdelememek,Ve en acısı; Müge Anlı gibi bir platformda konuşan şahitlerin "birileri" tarafından apar topar susturulmasına seyirci kalmak,Yargının tarafsızlığına gölge düşürmüştür.Samet Şeker’in babası Esat Şeker’in şu sorusu hepimizin boğazında düğümleniyor: “Herkes kendi adaletini sağlamaya kalkarsa; Devlet kalmaz!”Evet, devletin varlığı, vatandaşının can güvenliği ve sonrasındaki adalet arayışıyla kaimdir. Eğer bir dosyada isimleri zikredilen şüpheliler ve onlara kalkan olan bir "yapı" varsa, bu yapı Tunceli’de olduğu gibi bir gün mutlaka çatlayacaktır.Çorum Adliyesi, İl Emniyet ve Jandarma Komutanlığı içindeki "sorumlu" ve bu ihmallere göz yuman "sorumsuzlar" bilmelidir ki; dijital veriler silinebilir, dosyalar rafa kalkabilir, Ancak vicdanlardaki "Katil kim?" sorusu asla yok edilemez. Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı ile devletin en üst makamları, Tunceli’deki kararlılığı Çorum için de göstermelidir.Çünkü adalet, sadece suçluyu cezalandırmak değil; karanlıkta bırakılan her bir santimetrekareyi aydınlatma borcudur. Samet Şeker dosyası yeniden açılmadığı sürece, Çorum’un sokakları o geceki gibi karanlık kalmaya devam edecektir.Daha vahimi; Çorum’un sokakları o geceki gibi karanlık kaldığı sürece; sokaklarda yaşanan kirli pazarlıklar, meçhul ölümler artarak devam edecek demektir. Bu sonuçları kim yüklenir ki?***NOT:Kimse kusura bakmasın lakin bu yazımı önce Gazeteci kimliğimle yazıyorum.Ama inanın ki;AMCA YÜREĞİMLE NELER YAZMAK İSTEDİĞİMİ BİLSENİZ?Bizimle adeta dalga geçen bürokrasi, kolluk güçleri ve diğer biri yetkililerin bize söylediklerini yazsak, kayıtsız idama yollatırsınız!Her neyse mesele; Yeğenim Samet Şeker dosyası hakkında… Kim ne düşünür, ne yapar bilmem ama bana gelecek olan herkes önce gidip SUÇLU veya SUÇLULARI BULMALI!?Sonra ki adım bana gelmek olmalıdır. Ama ne yazık ki; Bana gelenler makam ve koltuklarını korumak isteyen yetkili etkili sözde bürokrat ve ne acıdır ki kendi eski görev yaptığım meslektaşlarımın ulakları…Ulaklar temiz olsa yine gam yemem!?Her neyse konuya girelim mi ne dersiniz?Mutlu ve (sağ)-lıcakla kalın.
