We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

YAŞAMAK MI ANLAMLI VE GÜZEL YOKSA ÖLMEK Mİ?..

1 0 0
18.08.2021

Kainatın yaratılışıyla yaratılan insan,

Canlı varlıklar içerisinde en değerli, en şerefli ve her yükü yüklenmeyi üstlenmiş ancak üstlendiği yüklerin bir kısmını kaldırmayı becerebilmişse de birçoğunu kaldırmaktan aciz kalmış, Eşrefül Mahluk olan insan,

İnsanoğlu iki yaşam arasında kalmış bir varlıktır dünyaya gelip vadesince yaşamak ve vade dolunca da ölmek, bir diğer ifade ile vuslata ermek gibi…

Hani aşıkların piri merhum Aşık Veysel Şatıroğlu demiş ya ‘’İki Kapılı bir Handa Gidiyorum Gündüz Gece’’ diye aynen öyle insanoğlu yaratıldığı andan ölünceye kadar bizlerin Fani veya Yalancı Dünya dediğimiz iki kapılı bir handa hayat sürüp nihayetinde vade dolunca da vuslata erip Hak’ ka yürümekte.

Yıllar önce Milli Eğitimde bugüne göre çok farklı bir eğitim sistemi vardı. Bunlardan biri derslerde bir konu üzerinde münazara yani bir nevi tartışma yapılırdı seçilen bir konunun doğrusu ve yanlışının yani bir anlamda zıddının tespiti için. Zaman zaman yazılarımızda uyguladığımız ve bugün de farklı bir konuda Yaşamak mı anlamlı ve güzel yoksa ölmek mi başlıklı bir başka konuyu ele alıp uygulamaya çalıştığımız gibi.

Evet;

Yaşamak mı anlamlı ve güzel yoksa ölmek mi?

Bir nevi münazaraya açtığımız bu konu çok uzun ve bir o kadarda derin bir konu.

Yaşamak; hayatın bir parçası, hayatta var olup kendince, zaman zaman toplumca bir yaşam sürmektir doğru veya yanlış, iyi veya kötü, az veya çok.

Yaşamak güzel ve anlamlıdır elbet.

Tabi güzel, anlamlı ve amacına uygun yaşanırsa.

Yaşamak; değerinde, yani değerler çerçevesinde, milli ve manevi değerlerin tümüyle yerinde ve anlamına uygun yaşananı ve yaşanmış olanı çok çok güzeldir tabii ki. Ancak bunların dışında olan bir yaşam veya yaşamak tabii ki güzel ve hoş değildir, anlamsızdır.

Ölmek ise; hemen hemen herkesin demek doğru olmadığı için birçoğunun diyelim kolay kolay kabul edebileceği bir şey değildir. Çünkü acı vardır, keder vardır ve sonunda sonsuzluk vardır, sevilen ve sevenlerden ayrılık vardır. Ama öyle ama böyle zaman zaman mutluluk sunarak güzel tarafını da gösterebilmekte ölüm.

Yaşam ve yaşam içerisindeki anlamlı ve güzel anların Allah’ın bir lütfu olduğu gibi acı ve kederin olup sonsuzluğun yaşandığı ölümünde Allah’ın bir lütfu olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek.

Yaşamak kadar ölüm veya ölmek; herkes için olmasa da birçokları için zaman içerisinde bir nimet Allah’ın bir lütfu olarak kabul edilir ki öyledir de.

Tabi ölüm var ölüm var.

Birden fazla ölüm çeşidinin var olduğu inkar edilmez bir gerçek.

Öyle veya böyle herkesin ama herkesin sonuçta acıda olsa tadacağı, kiminin acılar çekerek tadacağı, kimilerinin de acı çekmeden yakınlarının büyük üzüntü yaşayarak atlatacakları bir gerçeği tadacaktır.

Hani derler ya! Her nimetin bir külfeti veya her külfetin bir nimeti var diye…

İşte; yaşamak bir nimetse o nimetin birde külfeti vardır zaman içerisinde yaşanan sıkıntılar ile hak vaki olunca vuslata ermek gibi.

Yaşamanın hem nimeti hem de külfeti olurda ölmenin nimet ve külfeti olmaz mı?

Ölmenin de hem nimeti var hem de külfeti.

Kimilerine göre, özellikle de inanç zaafiyeti olanlarca ölmek hiçte güzel değil acı ve kederden ötürü.

kimilerine göre de hele hele yatak esiri olmuşlara, birinin zulmü altında yaşayanlara, esaret altın da olup esaret zincirlerini kıramayıp çaresiz kalanlara, evlatları tarafından........

© Günışığı Gazetesi


Get it on Google Play